Trump'tan İran'a Sert Mesaj: ''Ya Anlaşırız Ya Da Tamamen Bitiririz''
Trump'tan İran'a Sert Mesaj: ''Ya Anlaşırız Ya Da Tamamen Bitiririz''
İçeriği Görüntüle

İsrail ve Lübnan arasında Amerika Birleşik Devletleri arabuluculuğunda İtalya'nın başkenti Roma'da gerçekleştirilen ve uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği 6. tur görüşmeleri resmi olarak sona erdi. Görüşmelerin ardından basına kapalı brifing veren Amerika Birleşik Devletleri kaynakları, İsrail ordusunun Güney Lübnan'da işgal altında tuttuğu bölgelerden birkaç gün içerisinde çekilmeye başlamasını öngören diplomatik planda çok ciddi bir ilerleme kaydedildiğini duyurdu. Yapılan zorlu müzakereler sonucunda tarafların masada uzlaşmaya vardığı ve pilot bölge sürecinin yapısı ile temel esasları üzerinde kesin bir mutabakat sağlandığı bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan üst düzey bir yetkili, 6. tur temaslarını son derece yapıcı ve olumlu olarak nitelendirerek üzerinde anlaşılan bu kritik unsurların önümüzdeki birkaç gün içinde nihai hale getirilip sahada bizzat uygulamaya konulmasının beklendiğini vurguladı. Atılan bu olumlu adımların ardından müzakerelerin bundan sonraki evresinde, taraflar arasındaki çerçeve anlaşmasının tam anlamıyla uygulanması ve İsrail ile Lübnan arasında kalıcı, kapsamlı bir barış anlaşmasına varılması amacıyla tamamen teknik bir aşamaya geçileceği ifade edildi.

İki Pilot Bölge Diğer Uygulamalar İçin Temel Oluşturacak

Dünya gündeminde geniş yankı bulan zirvenin ardından İsrail basınında da masadaki pazarlıklara dair dikkat çekici detaylar yer aldı. İsrailli üst düzey bir yetkili, basına verdiği demeçte taraflar arasındaki diplomatik temasları son derece olumlu olarak değerlendirdiğini ve bu görüşmelerin her 2 ülke yönetiminin de Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılması gerektiği konusunda ortak bir zeminde buluştuğunu gösterdiğini savundu. Yetkili isim ayrıca, 26 Haziran tarihinde taraflar arasında imzalanan 3'lü çerçeve anlaşması kapsamında üzerinde mutabakata varılan 2 pilot bölgenin barış süreci için büyük bir önem taşıdığını belirtti. Bu 2 pilot bölgedeki ilk programın sahada başarıyla uygulanmasının hemen ardından, anlaşmanın diğer işgal bölgelerine yönelik uygulamaları için çok güçlü bir temel oluşturacağı ifade edildi. İsrail merkezli Times of Israel gazetesinin edindiği bilgilere göre yetkili, söz konusu pilot bölgelerin Lübnan Silahlı Kuvvetlerinin mutabakata varılan şartları harfiyen uygulaması ve bu sürecin 3. bağımsız bir tarafın doğrulaması yoluyla Lübnan egemenliğinin bölgede ne kadar etkin şekilde tesis edilebileceğini büyük bir titizlikle test edeceğini dile getirdi. Yapılan resmi açıklamalarda ayrıca, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü ile Birleşmiş Milletler Ateşkes Denetim Örgütünün bu son görüşmelerde hiçbir şekilde masaya yatırılmadığı ve bu kurumların oluşturulacak herhangi bir doğrulama mekanizmasının kesinlikle parçası olmayacağı özellikle vurgulandı.

Üçlü Çerçeve Anlaşması Washington Zirvesinde İmzalanmıştı

Bölgedeki yüksek tansiyonu düşürmeyi hedefleyen bu tarihi diplomatik sürecin ilk temelleri, 26 Haziran tarihinde Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti Washington'da atılmıştı. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Lübnanlı yetkililerin üst düzey bir katılımla bir araya geldiği o kritik görüşmenin sonucunda, İsrail ordusunun Lübnan topraklarında işgal ettiği bölgelerden kademeli olarak ve planlı bir şekilde geri çekilmesine yönelik 3'lü çerçeve anlaşmasına resmi imzalar atılmıştı. Sürece ilişkin genel değerlendirmelerde bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, her 2 ülkenin de Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve bölgedeki tüm güvenlik kontrolünün yeniden Lübnan ordusuna devredilmesini öngören kapsamlı bir pilot proje üzerinde kesin olarak anlaşmaya vardığını kamuoyuna duyurmuştu. Netanyahu'nun açıklamalarına göre, Beyrut ve Tel Aviv yönetimleri İsrail ordusu tarafından masaya getirilen 2 spesifik bölge üzerinde ortak bir karara varmayı başardı. Belirlenen bu bölgelerden ilkinin, Lübnan'ın güneyinde yer alan ve uluslararası literatürde Sarı Hat olarak adlandırılan, sınırın yaklaşık 10 kilometre kuzeyinden başlayarak Litani Nehrinin güneyine kadar uzanan geniş askeri bölgenin tamamen dışında yer aldığı ifade edildi. Üzerinde anlaşılan diğer pilot bölgenin ise stratejik öneme sahip Litani Nehrinin kuzey kesiminde bulunduğu aktarıldı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, devam eden zorlu görüşmelerde Lübnan tarafı İsrail ordusunun işgal ettiği topraklardan çok daha hızlı bir takvimle çekilmesini ısrarla talep ederken, İsrail tarafı ise bu çekilmenin karşılığında Hizbullah'ın tamamen silahsızlandırılması talebinden taviz vermiyor.