Isparta'nın Atabey ilçesinde yer alan ve yıllardır hem yerel halkın hem de doğa tutkunlarının vazgeçilmez uğrak noktalarından biri olan Atabey Göleti, bugünlerde endişe verici bir doğa olayıyla gündemde. Kampçıların, doğa yürüyüşçülerinin ve balık tutkunlarının sıkça ziyaret ettiği bu eşsiz güzellikteki gölette, geçen yıl yaşanan su çekilmesinin ardından bu yıl da benzer ancak daha tehlikeli bir durum ortaya çıktı. Suyun hızla çekilmesiyle birlikte gölet zemininde meydana gelen obruk benzeri yapı, bölge halkı arasında paniğe neden oldu. Olayın ardından Devlet Su İşleri (DSİ) yetkilileri hızla harekete geçerek bölgede geniş çaplı bir inceleme başlattı. Meydana gelen çöküntünün iç erozyon veya örtü tabakasının çökmesinden kaynaklanabileceği ihtimali üzerinde durulurken, kesin sonuçların hazırlanacak detaylı raporla netleşeceği belirtildi.
Jeolojik Bir Handikap Olarak Değerlendirildi
Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Gürkan Yıldırım, yaşanan durumu doğal bir jeolojik handikap olarak nitelendirdi. Yıldırım, Atabey Göleti'nde meydana gelen oluşumun, Konya kapalı havzasında sıkça görülen ve yeraltı sularının aşırı kullanımından kaynaklanan obruklardan yapısal olarak tamamen farklı olduğunun altını çizdi. Atabey'deki durumun doğrudan bir insan müdahalesi veya hatalı su kullanımıyla ilişkilendirilemeyeceğini belirten Yıldırım, olayın barajların doğal yaşam döngüsü içerisinde karşılaşılabilecek nadir sorunlardan biri olduğunu vurguladı. Yıldırım, baraj yapım aşamalarında her türlü zemin etüdünün yapıldığını ancak yeraltındaki ince kılcal yolların zamanla genişleyerek oluşturduğu bu tür küçük çöküntülerin önceden tespit edilmesinin neredeyse imkansız olduğunu ifade etti.
DSİ İzolasyon Çalışmalarına Başladı
Yıldırım, 1990'lı yılların başından bu yana faaliyet gösteren Atabey Göleti'nde yaşanan yüzey çökmesinin yaklaşık 30 yıllık bir birikimin sonucu olduğunu açıkladı. Yeraltı sularının ince kılcal yollar boyunca akarak zamanla yüzey tabakasının taşıma gücünü zayıflattığı ve nihayetinde çökmeye neden olduğu belirtildi. Oluşan boşluğun göl suyuyla doğrudan temas etmesi, suyun hızla tahliye olmasına yol açtı. DSİ ekipleri, su kaybını önlemek ve göletin yeniden su tutabilmesini sağlamak amacıyla ortaya çıkan düden benzeri yapıyı izole etme çalışmalarına derhal başladı. Giderin kapatılması ve gerekli zemin güçlendirme işlemlerinin ardından göletin eski haline dönmesinin beklendiği bildirildi. Yıldırım ayrıca, bu yıl bölgenin oldukça iyi yağış aldığını ve yüzeysel su kaynaklarının doluluk oranlarının yüksek olduğunu hatırlatarak, yaşanan bu spesifik su kaybının genel bir kuraklık sorunuyla karıştırılmaması gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.


