İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karşı açtığı davada hukuk mücadelesi yeni bir aşamaya taşındı. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddetmesinin ardından İmamoğlu, konuyu Türkiye’nin en üst idari yargı mercii olan Danıştay’a taşıdı.
Temyiz Dilekçesindeki Çarpıcı İddialar
İmamoğlu’nun avukatları tarafından Danıştay’a sunulan temyiz dilekçesinde, diploma iptali kararının "siyasi saiklerle" alındığı savunulurken, süreçteki usulsüzlüklere dikkat çekildi. Dilekçede yer alan öne çıkan noktalar şunlar:
-
Yargılama süreci boyunca mahkeme heyetlerinin sıkça değiştirilmesinin "doğal hakim" ilkesine aykırı olduğu belirtildi.
-
30 yılı aşkın süredir geçerli olan bir diplomanın, alelacele ve yetkisiz bir makam tarafından iptal edilmesinin idari istikrar ve kazanılmış haklar ilkesini zedelediği vurgulandı.
-
Dilekçede, İstanbul Üniversitesi’nin daha önce (2020 ve 2024 yıllarında) yaptığı resmi açıklamalarda ve Rektörlük bilgi notlarında yatay geçişin hukuka uygun olduğunu belirttiği hatırlatılarak, mevcut iptal kararının kamu yararından uzak olduğu ifade edildi.
Seçim Takvimi Ve Adaylık Belirsizliği
Bu başvuru, İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için zorunlu olan "üniversite mezuniyeti" şartının kaderini belirleyecek hukuki sürecin son aşaması anlamına geliyor. Eğer Danıştay, avukatların talebi üzerine "yürütmeyi durdurma" kararı verirse, dava sonuçlanana kadar İmamoğlu’nun diploması geçerli sayılacak ve adaylığının önündeki yasal engel şimdilik aşılmış olacak. Aksi bir durumda ise sürecin siyasi gerilimi daha da artırması bekleniyor.
Süreç Nasıl İşledi
Hatırlanacağı üzere, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025 tarihinde aldığı kararla, 1990 yılında yatay geçiş yapan 38 kişilik bir grup içindeki 28 mezunun diplomasını "usulsüzlük" iddiasıyla iptal etmişti. İmamoğlu hakkında ayrıca "resmî belgede sahtecilik" suçlamasıyla açılan bir ceza davası da bulunuyor. İmamoğlu, ceza davası duruşmalarında da iddiaları kesin bir dille reddederek, "Diplomam anamın ak sütü kadar helaldir" savunmasını yapmıştı.
Danıştay'ın "yürütmeyi durdurma" talebine vereceği yanıt, Türkiye'nin yaklaşan seçim atmosferinde en çok merak edilen hukuki karar haline geldi.


