Trump: Anlaşmasaydık Hürmüz Boğazı Asla Açılmazdı
Trump: Anlaşmasaydık Hürmüz Boğazı Asla Açılmazdı
İçeriği Görüntüle

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZBETON A.Ş. bünyesinde geçmiş dönemde yürütülen kentsel dönüşüm ve kooperatifleşme çalışmalarıyla ilgili açılan davanın Aliağa'da görülen 6'ncı duruşması, kent siyasetinde büyük bir idari tartışmanın fitilini ateşledi. Davanın sanıklarından eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın mahkeme salonundaki savunmasında, mevcut büyükşehir yönetimini ve kurultay süreçlerini öne sürerek getirdiği eleştirilerin ardından, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay yazılı bir deklarasyon yayımladı. Başkan Tugay, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, davanın özünden saptırılarak kişisel ve siyasi bir meşruiyet zeminine çekilmeye çalışılmasını kesin bir dille reddetti.

Savunma Sınırını Aşan Yaklaşımlar Kabul Edilemez

Duruşmada dile getirilen iddiaların basına yansıması üzerine kurumsal bir açıklama yapmanın zorunlu hale geldiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, idari inceleme süreçlerinin yasal dayanaklarına dikkat çekti. Tugay, kooperatifleşme süreçlerine yönelik olarak İZBETON tarihinde görülmemiş düzeyde Sayıştay denetçisi ve mülkiye başmüfettişinin idari inceleme yaptığını, adli soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin kendi mecrasında bağımsızca devam ettiğini hatırlattı. Konunun sadece İzmir ve şahsı üzerinden tanzim edilmeye çalışılmasını eleştiren Tugay, Türkiye genelinde pek çok yerel yönetimde benzer idari incelemelerin yürütüldüğünü, meselenin bir "siyasi hesaplaşma" olarak sunulmasının gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.

Mahkeme Salonları Siyasi Kurultayların Devamı Değildir

Heval Savaş Kaya’nın duruşmadaki, "Tunç Soyer ile genel merkez kurultayında farklı adayları desteklediğimiz için Cemil Tugay göreve gelir gelmez bize karşı denetim mekanizmalarını uydurdu" şeklindeki ifadelerine çok net bir yanıt veren Tugay, hukukun temel kriterlerini sıraladı:

"Heval Savaş Kaya mahkeme kürsüsünden siyasi kurultaylardan ve parti içi dengelerden bahsetmiştir. Bilinmelidir ki mahkeme salonları, siyasi kongrelerin veya kurultay süreçlerinin bir devamı ya da rövanş alanı değildir. Bir yargılamada hukukun cevap aradığı soru; kimin kimi desteklediği, kimin kime kırıldığı değildir. Sorulması gereken asıl sorular şunlardır: Kamu kaynakları ve bütçe tanzim edilirken yasal mevzuata tam uyum sağlanmış mıdır? Kamunun zarara uğrama ihtimali doğmuş mudur? Kararlar yetki ve usul kurallarına uygun mudur? Bu soruların yanıtı siyasi analizlerle değil, dava dosyasındaki somut delillerle verilir."

Başkan Tugay, açıklamasını "Gerçekliğin bu kadar net olduğu bir tabloda, mağduriyet arkasına sığınarak hakarette bulunan bir kişi için 'Kişi kendinden bilir işi' tümcesiyle tüm ithamlarını iade ediyor, kendisini kamuoyunun vicdanına havale ediyorum" sözleriyle tamamladı. Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarının ardından Marmara Üniversitesi tarafından belirlenecek yeni bilirkişi raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 16 Ekim tarihine erteledi.