Modern yaşamın en büyük problemlerinden biri olan uyku bozuklukları, beyin sağlığı üzerinde kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Uykunun yalnızca bir dinlenme süreci olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, uyku esnasında beynin hafıza, öğrenme ve metabolik atıkların uzaklaştırılması faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.
Uyku ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğuna işaret eden Üstel, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Uyku bozuklukları bilişsel gerileme açısından bir risk faktörü olabilirken Alzheimer hastalığıyla ilişkili beyindeki değişiklikler de uyku-uyanıklık düzeninin bozulmasına neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan ve uzun süre devam eden uyku sorunlarını yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirmemek gerekiyor."
8 Saat Yatakta Kalmak Kaliteli Uyku Demek Değil
Kişinin 8 saat boyunca yatakta kalmış olsa bile uykusu sürekli bölünüyorsa yeterli uyku kalitesine ulaşamayacağını belirten Üstel; yüksek sesle horlama, uykuda nefesin durması, sabah dinlenmeden uyanma ve gün içinde aşırı uyku hali gibi belirtilerin uyku apnesi şüphesiyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uyku sırasında beynin gün içinde oluşan metabolik atıkları temizleyen mekanizmalarının daha aktif çalıştığını hatırlatan Üstel, Alzheimer'da rol oynayan beta-amiloid ve tau proteinleri ile uyku arasındaki ilişkinin bu nedenle kritik olduğunu vurguladı. Kötü uykunun doğrudan Alzheimer'ın kesin nedeni olarak görülmemesi gerektiğini ancak bilimsel verilerin güçlü bir ilişkiye işaret ettiğini kaydetti.
Unutkanlık Belirtilerine Dikkat!
Yetersiz uyku, stres, depresyon ve bazı sağlık sorunlarının da unutkanlığa yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, şu uyarılarda bulundu:
-
Yakın zamanda yaşanan olayların sık sık unutulması
-
Aynı soruların tekrar tekrar sorulması
-
Günlük işleri yapmakta zorlanma
-
Belirgin uyku bozukluklarının bu durumlara eşlik etmesi
Uzmanlar, bu tür belirtilerin varlığında tıbbi değerlendirmenin geciktirilmemesi gerektiğini; beyin sağlığının korunmasının kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve damar sağlığının korunmasıyla bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtiyor.



