Ülkemizde göz sağlığı alanında endişe verici istatistikler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Kornea nakli operasyonu geçirmek için sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların 3'te 1'i keratokonus teşhisi taşıyor ve bu durum tıp dünyasında oldukça ciddi bir uyarı işareti olarak kabul ediliyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi bünyesinde görev yapan ve 40 yıllık mesleki tecrübesiyle göz nakilleri konusunda çığır açan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, bu sinsi hastalığın bilinmeyen yönlerine ışık tutuyor. Nanoteknolojik düzeyde tedaviler uygulayarak adeta hassas bir göz terzisi gibi çalışan deneyimli hekim, hastalığın ilerleyişini durdurmanın tek başına görme kalitesini artırmadığını belirterek, geç kalınmış her teşhisin hastaları doğrudan kornea nakli operasyonuna mecbur bıraktığının altını çiziyor.

Macaristan Cumhurbaşkanı Sulyok Kendi Görevini Sonlandıran İmzayı Attı
Macaristan Cumhurbaşkanı Sulyok Kendi Görevini Sonlandıran İmzayı Attı
İçeriği Görüntüle

Çocukluk Dönemi Ve Göz Ovuşturma Alışkanlığına Dikkat

Özellikle çocukluk ve ergenlik yıllarında ortaya çıkan görme bozuklukları, keratokonus hastalığının ilk ve en önemli habercileri olabiliyor. Gözün ön yüzeyinde bulunan saydam kornea tabakasındaki düzensizlikler, ışığın doğru kırılamamasına ve nesnelerin zamanla daha bulanık görülmesine yol açıyor. Çoğu kişinin masum bir refleks olarak gördüğü göz ovuşturma alışkanlığı ise aslında sanılandan çok daha büyük bir tehlike barındırıyor. Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, hastaların kaşıntı sebebiyle gözlerini sürekli olarak ovuşturmasının kornea dokusunda incelme ve sivrilmeye neden olarak bu ilerleyici hastalığı hızlandırdığını belirtiyor. Aileleri bu noktada çok daha bilinçli olmaya çağıran uzman isim, hastalığın belirtilerini kesinlikle göz ardı etmemek gerektiğini vurguluyor. Gözlerde sürekli ovuşturma isteği, takılan gözlüklere rağmen bir türlü net görememe, gözlük numaralarında aylar içinde yaşanan çok hızlı değişimler ve 2 göz arasında ortaya çıkan belirgin numara farkları bu hastalığın en temel işaretleri arasında yer alıyor. Bütün bunlara ek olarak, hızla ilerleyen astigmat problemi, gece araç kullanırken çekilen zorluklar, cisimlerin gölgeli olarak görülmesi ve yeni alınan gözlüklerle bir türlü rahat edememe durumu da keratokonus şüphesini oldukça güçlendiren detaylar olarak öne çıkıyor.

Erken Teşhis Nakil Masasından Kurtarıyor

Hastalığın ilerleyen evrelerinde gözlük kullanımının dahi işe yaramadığını ve ileri derecede görme kayıplarının yaşanabileceğini hatırlatan uzmanlar, rutin göz muayenelerinin adeta hayat kurtardığına dikkat çekiyor. Başlangıçta basit bir astigmatizmaya bağlı sıradan bir bulanık görme şikayetiyle başlayan süreç, ihmal edildiğinde telafisi son derece zor olan cerrahi operasyonlara kapı aralıyor. Türkiye genelinde kornea nakli bekleyen devasa hasta sayısının en büyük nedeninin geç kalınmış teşhisler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, sadece düzenli hekim kontrolleri sayesinde hastalığın erken evrede tespit edilebildiğini ve en minimal düzeydeki tedavi yöntemleriyle nakle gerek kalmadan hastaların görme kalitesinin korunabildiğini ifade ediyor.