Türkiye'yi derinden sarsan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinin üzerinden tam 2 yıl geçti. 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 19 gün sonra Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan Narin’in ölümüne ilişkin yargı süreci Yargıtay’ın onama kararıyla tamamlanmışken, baba Arif Güran dikkat çeken bir eyleme imza attı.

FETÖ'nün 'Mahrem İzdivaç' Ağına Darbe! 15 Tutuklama
FETÖ'nün 'Mahrem İzdivaç' Ağına Darbe! 15 Tutuklama
İçeriği Görüntüle

Kurulan "Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu" üyeleriyle birlikte kızının Tavşantepe Mahallesi'ndeki kabrini ziyaret eden acılı baba, bin kilometrelik Ankara yürüyüşünün startını verdi. Varış noktasının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacağını belirten Güran, "Kızımın hakkı yerdedir. Bu yol sadece Sayın Cumhurbaşkanı'na gitmek içindir" dedi.

'RAPORLAR VE DİJİTAL DELİLLER KARARTILDI'

Yürüyüş öncesi aile adına hukuki sürece dair çok ciddi iddialar ortaya atan Güran ailesinin avukatı Onur Akdağ, soruşturmanın başından beri eksik ve hatalı yürütüldüğünü savundu. Askeri kamera görüntülerinin silindiğini, amca Salim Güran’ın telefonundaki en kritik ses kayıtlarının yok edildiğini öne süren Avukat Akdağ, mahkumiyet kararlarına dayanak olan daraltılmış baz raporlarının bir "safsata" olduğunu iddia etti.

Akdağ, "Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) iyileştirdiğimiz görüntülerle aslında Narin'in eve hiç varmadığını; patikanın başında Nevzat Bahtiyar tarafından alınarak ahır tarafına getirildiğini net bir şekilde tespit edip mahkemeye sunduk. Ancak ne bu rapor ne de Narin’in üzerinde bulunan ve cinsel istismar emaresi olan PSA verileri dikkate alındı. Yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay toplum baskısıyla acele ve adil olmayan bir karar vermiştir" ifadelerini kullandı.

'NARİN İÇİN ÖLMEYE BİLE HAZIRIM'

Yargı süreçlerinin kamuoyu baskısı altında tıkandığını belirten baba Arif Güran ise davanın yeniden ve tarafsız bir gözle ele alınmasını istiyor. Yollara düşme amacını tamamen kızının hakikatini ortaya çıkarmak olarak özetleyen Güran, feryat ederek şunları söyledi:

"İki yıldır bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır. Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım. Benim kızımın hakkını yerde bırakmayan bu ülkede tek bir kişi var, o da sadece Sayın Cumhurbaşkanı'dır. Buradan çıkışım Diyarbakır, Ankara'da varışım ise Külliye’nin önü olacaktır."

BAKANLIK 'FAİLİ MEÇHUL' TALEBİNİ REDDETMİŞTİ

Yürüyüş kararı, ailenin Adalet Bakanlığı nezdindeki son girişiminin sonuçsuz kalmasının ardından geldi. Güran ailesi, kısa süre önce Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak cinayetin "faili meçhul" olarak yeniden ele alınmasını talep etmişti. Ancak Bakanlık, dosyada cezalandırılan sanıkların bulunması ve mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay tarafından onanmış olması nedeniyle, yeni ve somut bir olguya ulaşılamadığı gerekçesiyle bu başvuruyu reddetmişti.