Türkiye'deki basın ve siyaset dünyasının yakından takip ettiği kritik davalardan birinde nihai karar çıktı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturması çerçevesinde "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla uzun süredir yargılanan gazeteci ve siyasetçi Ercüment Akdeniz, davanın dördüncü duruşmasında hakim karşısına çıktı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, Akdeniz ve avukatının esas hakkındaki savunmalarını tamamlamasının ardından kararını açıklayarak ünlü gazetecinin beraatına hükmetti.
HDK Gizli Veya Silahlı Bir Yapılanma Değildir
Duruşma salonunda söz alarak iddialara karşı geniş çaplı bir savunma yapan eski Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, hakkındaki suçlamaların tamamen mesnetsiz ve zorlama delillere dayandığını vurguladı. Akdeniz, söz konusu soruşturmanın temelini oluşturan HDK yapısının yasal zeminine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"HDK’nin gizli, yasadışı ya da silahlı bir örgüt olduğu yönündeki iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Geçmiş dönemde HDK sözcülerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan resmi Çözüm Süreci Komisyonu’nda milletvekili sıfatıyla görev yaptığı herkesin malumudur. Benim bu yapıya üye olduğuma dair dosyada tek bir somut delil bulunmuyor."
Kumpas Ve İhbarlarla Gazetecilik Suçlanıyor
Savunmasında geçmişteki siyasi kimliği ve mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını belirten Akdeniz, "Ben bir dönem yasal bir parti olan EMEP'in genel başkanlığını yürüttüm. Sırf bu görevim nedeniyle, dosyada olmayan delillerle, kumpas mantığıyla ve var sayılan asılsız ihbarlarla yargılanıyorum. EMEP’in gerçekleştirdiği her türlü yasal ve anayasal faaliyet, yasadışı bir örgüt eylemiymiş gibi önüme getiriliyor. Ben sadece iki yasal meslek örgütüne üyeyim; bunlardan biri de DİSK Basın-İş Sendikası'dır. Gezi Parkı sürecinde yaptığım gazetecilik faaliyetleri de bugün suç gibi gösterilmeye çalışılıyor. Tamamen yersiz suçlamalarla yargı önündeyim" şeklinde konuştu.
241 Günlük Mağduriyet: Mesleğini Yapma Hakkı Elinden Alındı
Duruşmada söz alan Akdeniz'in müdafi avukatı ise müvekkilinin hem bir siyasetçi hem de bir gazeteci olarak süreç boyunca ağır hak ihlallerine uğradığını kaydetti. Soruşturma aşamasında el konulan dijital materyaller ve adli kontrol kararları nedeniyle müvekkilinin mesleğini icra edemez hale geldiğini belirten avukat, savunmasında şunları aktardı:
"Müvekkilim gazeteci kimliği nedeniyle bu süreçte üç farklı şekilde mağdur edilmiştir. İlk olarak haber toplama hakkı ve halkın haber alma özgürlüğü engellenmiştir. Çalışma aracı olan telefonuna el konulduğu için gazetecilik faaliyetlerini yürütememiştir. Ayrıca, göç ve mültecilik konusunda uzman bir gazeteci olmasına rağmen, üzerine konulan yurtdışı çıkış yasağı nedeniyle uluslararası alanda mesleğini yapabilme hakkı ağır bir şekilde ihlal edilmiştir. Bu haksız sürecin son bulmasını talep ediyoruz."
Geçen Sene 241 Gün Tutuklu Kalmıştı
Savunmaların ardından kısa bir ara veren İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, suçlamalara ilişkin somut, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığına kanaat getirerek Ercüment Akdeniz’in beraatına karar verdi.
Büyük yankı uyandıran HDK soruşturması kapsamında geçen yıl ani bir operasyonla gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Ercüment Akdeniz, cezaevinde tam 241 gün boyunca tutuklu kalmıştı. Kamuoyunda uzun süre tartışılan bu tutukluluk hali, 23 Ekim 2025 tarihinde mahkemenin verdiği tahliye kararı ile son bulmuş ve Akdeniz yargılamasına tutuksuz olarak devam etmişti. Bugün çıkan beraat kararı ile birlikte Akdeniz üzerindeki tüm adli kontrol hükümleri de kaldırılmış oldu.



