Dünyanın dört bir yanında felaketler, ekonomik krizler veya savaşlar nedeniyle terk edilen bu bölgeler, bugün ziyaretçilerine adeta bir kıyamet sonrası (post-apokaliptik) film setindeymiş hissi veriyor:
Pripyat (Ukrayna): Felaketin Sessiz Tanığı
Çernobil Nükleer Santrali kazasının ardından 1986 yılında boşaltılan şehir, bugün hala o günün izlerini taşıyor. Paslanmış dönme dolapları ve terk edilmiş okul sıralarıyla hüzünlü bir açık hava müzesini andırıyor.
Craco (İtalya): Tepedeki Sessizlik
Orta Çağ’dan kalma bu İtalyan kasabası, heyelan ve depremler nedeniyle 1963’te boşaltıldı. Kayalıkların üzerine inşa edilen mimarisiyle turistler için etkileyici bir manzara sunuyor.

Hashima Adası (Japonya): Deniz Ortasında Bir Enkaz
Eskiden kömür madeni merkezi olan bu ada, dev duvarları ve iç içe geçmiş binalarıyla biliniyor. 1974’te kömürün önemini yitirmesiyle terk edilen ada, bugün dünyanın en ikonik hayalet yerlerinden biri.
Bodie (ABD): Altın Ateşinin Söndüğü Yer
Kaliforniya’da 1855 yılında altın madenciliğiyle parlayan kasaba, kaynakların tükenmesiyle hızla boşaldı. Vahşi Batı atmosferini koruyan Bodie, bugün koruma altındaki bir hayalet şehir.

Pyramiden (Norveç): Arktik’te Bir Sanayi Kalıntısı
Kuzey Kutbu’na yakın bu madenci kasabası, 1960’larda madenciliğin bitmesiyle terk edildi. Rus mimarisinin izlerini taşıyan şehir, sanayi tarihine meraklı gezginlerin rotasında.
Kolmanskop (Namibya): Çöle Gömülen Elmas Şehri
Elmas madencileri tarafından kurulan bu lüks kasaba, 1950’lerde terk edildi. Bugün evlerin odaları kapı boyuna kadar kumla dolmuş durumda, bu da fotoğrafçılar için eşsiz kareler yaratıyor.
Kapalı Maraş (Kıbrıs): 50 Yıllık Yalnızlık
1974 yılından bu yana kapalı olan ve dünyanın en ünlü hayalet bölgelerinden biri sayılan Maraş, son yıllarda sahil şeridinin açılmasıyla yeniden gündeme geldi. Terk edilmiş dev oteller ve dükkanlar hala o dönemin atmosferini yansıtıyor.
