Ortadoğu'da bitmek bilmeyen insanlık krizinin gölgesinde, İsrail güçleri tarafından Gazze Şeridi'nde alıkonulan 12 Filistinli esir nihayet özgürlüğüne kavuştu. Uzun süren esaretin ardından Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı üzerinden serbest bırakılan siviller, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ile Filistin Kızılayı ekiplerinin yoğun diplomatik çabaları ve koordinasyonu sayesinde güvenli bir şekilde Gazze Şeridi'ne ulaştırıldı. Dünyanın gözü önünde cereyan eden bu gelişme, bölgedeki insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Özgürlüklerine kavuşan Filistinlilerin yüzlerindeki bitkinlik, hapishane koşullarının ne denli ağır olduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Sağlık Kontrolü İçin Hastaneye Sevk Edildiler
Uluslararası yardım kuruluşlarının refakatinde sınır kapısından alınan 12 esir, doğrudan tıbbi müdahale ve kapsamlı sağlık taramalarından geçirilmek üzere sağlık merkezlerine yönlendirildi. Filistinli esirler, Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Deyr el-Belah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesine getirilerek acil tedavi altına alındı. Fiziksel olarak oldukça zayıf düştükleri gözlemlenen sivillere, uzman doktorlar tarafından gerekli tetkikler yapılarak ilk yardım müdahaleleri gerçekleştirildi. Ailelerine kavuşma umuduyla bekleyen esirlerin sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu ve bir süre daha hastane gözetiminde tutulacakları bildirildi.
Hapishanede Kan Donduran Açlık Ve Kötü Muamele
İsrail hapishanelerinden kurtulan sivillerden biri olan Ebu Raid et-Tumi, yaşadıkları o dehşet verici günleri basına anlatırken kelimeler adeta boğazında düğümlendi. Tutuldukları süre boyunca eşine az rastlanır bir zulme maruz kaldıklarını ifade eden et-Tumi, içerideki durumu orada ölümü gördük şeklindeki tüyler ürperten sözleriyle özetledi. İnsani değerlerin tamamen hiçe sayıldığı bir ortamda hayatta kalma mücadelesi verdiklerini vurgulayan acılı adam, 2 veya 3 günde bir kendilerine sadece küçük bir parça ekmek ve çok az miktarda peynir verildiğini, bu yetersiz porsiyonlarla günlerce açlığa mahkum edildiklerini dile getirdi.
Özgürlüğe İnanmakta Güçlük Çektiler
Yaşadıkları ağır travmanın etkisinden henüz kurtulamayan Ebu Raid et-Tumi, serbest bırakıldığına hala tam olarak inanamadığını ve yaşadıklarının bir kabustan uyanmak gibi geldiğini ifade etti. Gözaltı süresince karşı karşıya kaldıkları sistematik kötü muamele ve kronik yetersiz beslenme sorununun, hem kendisinin hem de diğer mahkumların fiziksel sağlığını geri dönülemez şekilde yıprattığı anlaşıldı. İsrail zindanlarında sadece hayatta kalma güdüsüyle direnen esirlerin anlattıkları, uluslararası insan hakları örgütlerinin bölgedeki ihlallere karşı daha somut adımlar atması gerektiği gerçeğini bir kez daha tüm dünyanın yüzüne çarptı.




