Ana muhalefet partisi kulislerinde ve genel siyaset zemininde taşları yerinden oynatacak, geleceğe dönük güçlü bir birliktelik mesajı kamuoyunun dikkatine sunuldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi aracılığıyla paylaşılan ve doğrudan Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek olan dinamik nüfusa, yani gençlere seslenen kurumsal açıklama, yeni dönemin siyasi şifrelerini de içinde barındırıyor. Sosyal medya platformlarında paylaşıldığı andan itibaren en çok konuşulanlar arasına giren bu çıkış, parti içi dinamiklerin uyumunu ve ortak bir hedef doğrultusunda kenetlendiğini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.

Beyin Göçü Ve Sosyal Çöküş Tehlikesine Karşı Uyarı

Yayınlanan manifestonun ilk bölümlerinde, Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı en büyük krizlerden biri olan nitelikli iş gücü kaybı ve genç neslin gelecek kaygısı masaya yatırıldı. Toplumsal dokunun zedelenmesinin doğuracağı demografik tehlikelere işaret edilen açıklamada, adeta bir sosyolog titizliğiyle şu çarpıcı tespitler aktarıldı:

"Adaletin terazisinin bozulduğu, hukukun ve hakkaniyet ilkelerinin askıya alındığı; yarınlara dair beslenen umutların tükendiği toplumsal yapılarda, bireylerin var olma ve üretme şevki ciddi bir çöküş sürecine girer. İnsanlar yarın ne olacağını öngöremedikleri, sisteme güven duyamadıkları için yuva kurmaktan, aile olmaktan çekinir hale gelir. Bunun doğrudan sonucu olarak doğurganlık oranları hızla düşer, yeni nesiller eksilir ve neticede koca bir millet içten içe sessiz bir yok oluşa, demografik bir erimeye doğru sürüklenir. Liyakatsiz kadroların pençesinde nefessiz kalan, hak ettiği değeri göremeyen pırıl pırıl gençlerimiz, ne yazık ki kendi devletine yabancılaşarak çareyi yurt dışına gitmekte arıyor. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı en büyük ve en sinsi risklerden biri, işte bu kontrolsüz beyin göçüdür."

İzmir'de Hava Kuvvetleri’nin 115. Yılı Coşkuyla Kutlanıyor
İzmir'de Hava Kuvvetleri’nin 115. Yılı Coşkuyla Kutlanıyor
İçeriği Görüntüle

Akıl Sürgün Edildiğinde Meydan Dalkavuklara Kalır

Açıklamanın tonu ilerleyen satırlarda daha da sertleşerek mevcut yönetim anlayışına ve kurumsal çürümeye yönelik net bir eleştiriye dönüştü. Liyakat ilkesinin göz ardı edilmesinin devlet mekanizmasını felç edeceğini savunan ofis yönetimi, "Akıl ve bilim devlet yönetiminden sürgün edildiğinde, asırlık devlet nizamı hızla çöker. İşte o zaman meydan; vizyondan yoksun bir avuç kifayetsiz muhterisle, kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen dalkavuklara kalır. Güzel ülkemizde bugün maalesef şahit olduğumuz hüzünlü tablo, tam olarak bu kurumsal ve zihniyet çöküşünün bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı.

Geleceğe Doğru Ortak Yürüyüş İlan Edildi

Karamsar tablonun ardından gençliğe bir çıkış yolu ve umut ışığı sunulan sonuç bölümünde ise doğrudan genel merkez yönetimiyle tam bir mutabakat içinde hareket edildiğinin altı çizildi. İmamoğlu’nun seçim ofisi, tüm gençleri ayrışmayı bir kenara bırakarak ortak bir ideal etrafında toplanmaya davet etti. Türkiye'nin kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan tarihi çağrıda şu ifadeler yer buldu:

"Sevgili gençler, değerli kardeşlerim. Önümüzde uzanan bu yol; sadece bir siyasi yarış değil; adaletin, hak edenlerin hak ettiği yere geldiği liyakatin, düşüncelerin özgürce ifade edildiği aydınlık yarınların yürüyüşüdür. Bu hareket; bereketin, ekonomik refahın, toplumsal huzurun, karşılıklı sevginin ve tek bir ferdi bile dışarıda bırakmayan 86 milyon insanımızın onurlu yürüyüşüdür. Gelin, geleceğimizi hep birlikte inşa edelim. Hep beraber, Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte bu kutlu yolda omuz omuza yürüyelim arkadaşlar."