Polat Çiftinin Avukatı Hakkında Gözaltı Kararı
Polat Çiftinin Avukatı Hakkında Gözaltı Kararı
İçeriği Görüntüle

Toplumsal barış, eşit yurttaşlık ve dilin doğru kullanımı tartışmalarının hassasiyetle yürütüldüğü bir dönemde, kamusal alanda sarf edilen bazı ifadeler yargı dünyasını harekete geçirdi. Bir organizasyon esnasında kayda alınan ve sosyal medyada geniş kitlelere ulaşan görüntüler, hukuk örgütlerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un konuşmasında yer verdiği bir anlatı ile salonda bulunan eski Başbakan Binali Yıldırım’ın bu duruma gösterdiği reaksiyon, bölge baroları tarafından hukuki bir inceleme konusu yapıldı.

16 Baro Tek Ses Oldu: Kabul Edilemez

Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van baroları, konuya ilişkin kurumsal ağırlığı olan geniş kapsamlı ortak bir deklarasyon yayımladı. Hazırlanan metinde, iş insanı Rahmi Koç tarafından aktarılan fıkra formatındaki konuşmanın içeriğine yönelik çok ağır eleştiriler yöneltildi. Hukukçular, kullanılan dilin doğrudan insan onurunu hedef aldığını savunarak adli sürecin başlatıldığını duyurdu.

Mizah Maskesi Altında Cinsiyetçi Söylem İddiası

Yayımlanan ortak bildiride, kamusal alanda mizah adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan kalıp yargıların yarattığı tahribata dikkat çekildi. Baroların imzasını taşıyan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyunun gündemine oturan kayıtlarda, Rahmi Koç isimli şahıs tarafından kürsüden paylaşılan ve Kürt kadın kimliğini açıkça aşağılayıcı, cinsiyetçi alt metinler barındıran, insan onuruyla bağdaşmayan sözde fıkranın, aralarında eski Başbakan Binali Yıldırım'ın da yer aldığı hazirun tarafından büyük bir neşeyle, kahkahalar eşliğinde karşılanmasını derin bir esefle karşılıyoruz. Bir halkın kadınlarının hem cinsiyetleri hem de etnik kökenleri üzerinden mizah malzemesi yapılarak değersizleştirilmesi hiçbir demokratik toplumda kabul edilemez. Bu incitici söylemin salondakiler tarafından adeta ödüllendirilerek alkışlanması ve gülünmesi ise durumun vahametini daha da artırmaktadır."

Binali Yıldırım’ın Tepkisizliği Ve Kahkahası Eleştirildi

Açıklamanın devamında, eleştirilerin odağındaki bir diğer isim olan eski Başbakan Binali Yıldırım’ın duruşuna ve devlet adamlığı kimliğine yönelik vurgular yapıldı. Sessiz kalmanın ötesinde, gösterilen neşeli tavrın söylenen sözü meşrulaştırdığı ifade edilerek şu sarsıcı tespitlerde bulunuldu:

"Toplumsal huzurun, kardeşlik hukukunun ve bir arada yaşama iradesinin güçlendirilmesi gereken kritik bir süreçten geçiyoruz. Böyle bir iklimde önyargıların bu denli fütursuzca tedavüle sokulması, geçmişin toplumsal yaralarını sarmaya değil, tam aksine derinleştirmeye hizmet eder. Başta eski Başbakan Binali Yıldırım olmak üzere o salonda o sözleri dinleyen herkes idrak etmelidir ki; hakaret içeren ifadelere reaksiyonsuz kalmak bir hata ise, o sözlere ortak olup kahkaha atmak o fikri en güçlü şekilde onaylamaktır. Üstelik uzun yıllar devletin en üst kademelerinde görev yapmış, önemli sorumluluklar üstlenmiş bir şahsiyetin, anında müdahale edip hakarete karşı çıkması gerekirken bu duruma gülerek destek vermesi kabul edilemez bir sorumsuzluk örneğidir."

Hukuki Mücadele Mesajı Kamuoyuyla Paylaşıldı

Bölge baroları, dilin ayrıştırıcı ve ötekileştirici biçimde kullanılmasının cezasız kalmaması gerektiğini belirterek açıklamalarını net bir duruşla sonlandırdı. Kadın haklarını, etnik aidiyetleri ve evrensel insan haklarını koruma misyonuyla hareket ettiklerini hatırlatan baro yönetimleri, adı geçen şahıslar hakkında yasal mevzuat çerçevesinde ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusu dilekçelerinin teslim edildiğini ve davanın takipçisi olacaklarını tüm kamuoyuna saygıyla deklare etti.