Türkiye'deki maden sektörü çalışanlarının hak ve alacaklarının tahsiline yönelik yürüttükleri kurumsal mücadelede önemli bir eşik geride bırakıldı. Doruk Madencilik bünyesinde görev yapan işçilerin, daha önce hükümet, şirket yönetimi ve işçi temsilcileri arasında imzalanan protokol taahhütlerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle holding binası önünde gerçekleştirmeyi planladıkları protesto eylemi, yürütülen yoğun diplomasi trafiğiyle yön değiştirdi. Bağımsız Maden-İş Sendikası avukatı Mürsel Ünder’in Yıldızlar SSS Holding yetkilileriyle gerçekleştirdiği saatler süren stratejik müzakere süreci, tarafların uzlaşma noktasına gelmesiyle tamamlandı.
Güvenlik Engelleri Ve Coğrafi Koordinasyon Süreci
Ankara'ya gelerek seslerini kurumsal olarak duyurmak isteyen işçilerin büyük bir kısmının seyahat özgürlüğü, emniyet güçlerince Beypazarı ilçesinde durdurularak sınırlandırıldı.
Ankara'daki holding binası önüne yalnızca 36 madenci ulaşabilirken, sendika yönetimi ve avukat Mürsel Ünder, holdingle yapılan müzakerelerin teknik detaylarını hem Ankara'daki heyetle hem de Beypazarı'nda bekletilen işçi grubuyla dijital kanallar üzerinden paylaşarak ortak bir karar mekanizması yürüttü.
Ankara'ya ulaşan işçiler, holding önündeki bekleyişlerini sonlandırarak nihai strateji toplantısını gerçekleştirmek ve resmi açıklamayı yapmak üzere asıl işçi kitlesinin bulunduğu Beypazarı'na geri döndü.
Alacakların Yüzde 90'ı Ödendi: Kalan Eksikler Kapsama Alındı
Müzakerelerin ardından basına teknik kurumsal açıklamalarda bulunan Avukat Mürsel Ünder, Doruk Maden işçilerinin eylemlilik sürecinin başlangıcından bugüne kadar firmadan toplamda 300 milyon liraya yakın bir ödemenin tahsil edildiğini bildirdi. Bu miktarın toplam alacakların yaklaşık yüzde 90'lık rasyosuna tekabül ettiğini belirten Ünder, geriye kalan yüzde 10'luk ihtilaflı kısım ve teknik eksiklikler için sağlanan kazanımları şu şekilde rasyonalize etti:
"En temel başarı noktamız; daha öncesinde iş akdi feshedilmiş olan ve kıdem-ihbar tazminatına hak kazandığı halde kapsam dışı bırakılmaya çalışılan arkadaşların durumunun çözülmesidir. Bu işçi arkadaşlarımız da ödeme planına dahil edilmiş olup, tüm tazminat ve yasal alacakları maksimum bir hafta içerisinde hesaplarına yatırılacaktır. Ayrıca ücretsiz izinler, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farkları ve yıllık izin ödemelerindeki tüm hesaplama yanlışlarının şirket tarafından giderileceğinin kurumsal teyidi alınmıştır."
Devlet Denetimi Ve Bakanlıkların Garantörlüğü Devreye Girdi
Yürütülen kritik toplantı boyunca İş Teftiş Kurulu’ndan bir müfettişin de yasal gözlemci olarak sürece eşlik ettiğini ve devlet denetiminin şantiyede resmi olarak başladığını anımsatan Ünder, işçi sınıfının sadece sözlere değil somut icraatlara baktığını vurguladı.
Sürecin idari ve yasal güvencesine dair de bilgi veren sendika avukatı, başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıkların idari garantörlük misyonunun devam ettiğini, maden işçilerinin tek bir lirası dahi kalmayana kadar tüm ödemelerin devletin ilgili organlarınca aktif bir özne olarak takip edileceğini resmi tutanaklara dayandırarak ifade etti. Hak arayışının bundan sonraki periyodunun ve eylemlilik takviminin, Beypazarı'ndaki büyük işçi kurultayında bu gece netleştirileceği bildirildi.



