Dört mevsim tatil imkânı sunması, cazip fiyat seçenekleri ve hemen her bütçeye hitap etmesi gerekçesiyle vatandaşlar tarafından yoğun olarak tercih edilen devre tatil ve devre mülk sektörü, bazı firmaların suistimalleri nedeniyle Ticaret Bakanlığının katı idari takibatına alındı. "Ücretsiz tatil kazandınız" vaadiyle tesislerde kurulan agresif pazarlama tuzaklarına karşı vatandaşları kurumsal bir açıklamayla uyaran Ticaret Bakanlığı, yürütülen denetimlerin milyar liralık ceza bilançosunu ve tüketicilerin de jure hak arama yollarını paylaştı.
21 Firma Savcılığa Sevk Edildi, 352 Milyon Lira Ceza Kesildi
Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan resmi kurumsal açıklamada, ücretsiz tanıtım turları ve agresif psikolojik satış yöntemleriyle mağdur edilen tüketicilerden gelen yoğun şikayet ihbar paketlerinin titizlikle incelendiği belirtildi. Yapılan denetimlerin adli ve mali bilançosu şu şekilde açıklandı:
-
2023 yılından bugüne kadar 21 firma hakkında düzenlenen 25 ayrı adli soruşturma raporu, de facto dolandırıcılık unsurları içerdiği gerekçesiyle savcılıklara intikal ettirildi.
-
Tüketici Kanunu'na aykırı faaliyette bulunduğu saptanan 62 firma hakkında yürütülen idari denetimler neticesinde toplamda 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandı.
-
Sektörde faaliyet gösteren 3 büyük ölçekli firma hakkındaki yerinde denetim ve inceleme sürecinin ise aktif olarak devam ettiği bildirildi.
Agresif Pazarlama Uyarısı: Vadedilen İle Sözleşmeyi Karşılaştırın
Tüketicilerin imza attıkları her türlü ön bilgilendirme formu, sözleşme, senet ve vekaletnameyi mutlaka satır satır okuması gerektiğinin altını çizen Bakanlık, "ücretsiz tatil" vaadiyle tesislere davet edilen vatandaşların psikolojik bir satış baskısıyla karşı karşıya kalacağını bilerek hareket etmesi gerektiğini hatırlattı. Sözlü olarak vadedilen hakların, ıslak imzalı sözleşme metninde yer alıp almadığının kontrol edilmesi kurumsal bir zorunluluk olarak ifade edildi.
Tüketicinin 14 Günlük Koşulsuz Cayma Hakkı Güvencede
Açıklamada, tüketicilerin mağduriyetini önleyecek en temel yasal bariyer olan "Cayma Hakkı"na ilişkin şu hayati hukuki detaylar paylaşıldı:
"Tüketicilerimiz, devre tatil ve mülk sözleşmelerinin kurulduğu tarihten itibaren 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin ve hiçbir cezai şart (tazminat) ödemeksizin cayma hakkına sahiptir. Eğer sözleşme ayni bir hakka, yani tapu devrine konu oluyorsa, cayma bildiriminin yasal olarak noter aracılığıyla yapılması mecburidir. Şahsi hakka konu sözleşmelerde ise yazılı bildirim yeterlidir. En önemlisi, 14 günlük bu cayma süresi dolmadan tüketiciden kaparo, peşinat veya senet dahil olmak üzere hiçbir isim altında ödeme talep edilemez, tüketici borç altına sokulamaz."
Açıklamada ayrıca, tapu devri içermeyen ve sadece şahsi kullanım hakkı sağlayan devre tatil sözleşmelerinin en fazla 10 yıl süreli kurulabileceği, tüketicinin tatilin başlamasından en az 90 gün önce yazılı bildirimde bulunması halinde, gitmediği döneme ait aidat, bakım, katılım ve genel idari gider payını ödemekle yükümlü tutulamayacağı tescil edildi.
2026 Yılı Tüketici Hakem Heyeti Sınırı: 186 Bin Lira
Bakanlık, firmaların usulsüz uygulamaları nedeniyle hak kaybına uğrayan vatandaşların 2026 yılı güncel parasal sınırlarına göre başvuracakları adli mercileri ilan etti. Buna göre, değeri 186 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerine; bu tutarı aşan uyuşmazlıklarda ise doğrudan Tüketici Mahkemelerine başvurulması gerekiyor. Kanun gereği Tüketici Mahkemesinde dava açılmadan önce "arabulucuya başvurulması" dava şartı olarak nitelendirilirken, nitelikli dolandırıcılık teşkil eden durumlar için Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulması gerektiği önemle hatırlatıldı.




