ABD ve İsrail ile İran arasında patlak veren ve Hürmüz Boğazı'nın de facto kapatılmasıyla sonuçlanan askeri çatışmalar, küresel piyasalarda sadece petrol ve doğal gazı değil, modern sanayinin temel taşı olan endüstriyel metalleri de vurdu. Ağır sanayi, otomotiv, havacılık ve inşaat sektörlerinin birincil hammaddesi olan alüminyum, Körfez bölgesindeki tedarik hatlarının kesintiye uğramasıyla Londra Metal Borsasında (LME) tarihi bir ralli gerçekleştirdi. Alüminyumun ton başına fiyatı 3 bin 734 dolara kadar tırmanarak Mart 2022'den bu yana en yüksek seviyesini test etti.

Hürmüz Boğazı Kilidi: 6,2 Milyon Tonluk Alüminyum Arzı Ambargoda

Orta Doğu ve Körfez coğrafyası, küresel birincil alüminyum üretim kapasitesinin de facto %8 ila %9'unu tek başına sırtlamaktadır. Hürmüz Boğazı'nın askeri operasyonlar sebebiyle deniz trafiğine kapatılması; Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) yıllık toplam 6,2 milyon ton civarındaki alüminyum üretimi ve ihracatını lojistik kıskaca aldı. İlgili üç ülkenin küresel pazarlara ulaştırdığı alüminyum ihracatının %80'inin doğrudan Hürmüz Boğazı deniz rotası üzerinden gerçekleştirilmesi, hammadde krizinin derinleşmesindeki en temel katalizör oldu.

Et-Tavila Tesisine Füze Saldırısı Endişeleri Şiddetlendirdi

Savaş öncesinde de küresel tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle kırılgan olan alüminyum piyasası, sıcak çatışmaların üretim tesislerini doğrudan hedef almasıyla yeni bir evreye geçti. BAE merkezli dünya devi Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila üretim tesisinin, İran tarafından Halife Ekonomik Bölgesi'ne düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında fiziki zarar görmesi, küresel sanayicilerin "fiziki hammadde bulamama" endişelerini tırmandırdı. Bu lojistik darbe sonrası LME'de 3 bin 734 dolara çıkan alüminyum, ardından gelen kâr satışlarıyla 3 bin 716 dolar bandında dengelendi. Değerli metalin fiyatı, savaşın başladığı ilk günden bu yana %18'in üzerinde net artış kaydetti.

Yeni Nesil Teknolojiler Ve Enerji Maliyeti Kıskacı

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, emtia piyasalarındaki bu sert dalgalanmayı kurumsal olarak analiz etti. Ergezen, fiyat artışlarının arkasındaki çok katmanlı yapısal sorunları şu sözlerle özetledi:

Devre Mülk Alanlar Dikkat
Devre Mülk Alanlar Dikkat
İçeriği Görüntüle

"Alüminyum fiyatlarındaki yükselişin tek nedeni lojistik tıkanma değil. Alüminyum, de facto bir 'erimiş elektrik' emtiasıdır; çünkü üretim maliyetinin %30 ila %40'ı doğrudan elektrik enerjisinden kaynaklanır. Hürmüz şokuyla fırlayan petrol ve gaz fiyatları, elektrik maliyetlerini yukarı çekerek alüminyumun taban üretim maliyetini yükseltmiştir. Öte yandan, geleneksel sektörlerin yanı sıra veri merkezleri, yapay zeka altyapıları, yenilenebilir enerji panelleri ve elektrikli araç gövdeleri için alüminyum talebi asimetrik olarak artmaktadır. Dünyanın en büyük üreticisi Çin'in, kendi iç çevre politikaları gereği alüminyum üretimine katı bir 'üst sınır' (kota) getirmiş olması da arzın talep artışına yanıt vermesini engellemekte, fiyat artış trendini savaş sürdüğü müddetçe de jure desteklemektedir."