Türkiye'de son dönemde peş peşe açıklanan hileli gıda listeleri ve beyaz et sektörü başta olmak üzere gıda piyasasında yaşanan büyük çalkantıların ardından, konu nihayet Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, vatandaşların güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmakta çektiği zorlukların tüm boyutlarıyla ele alınması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.
Halk sağlığının doğrudan tehdit altında olduğunu belirten Öztunç, "çiftlikten çatala" kadar olan tüm üretim ve denetim zincirinin parlamento çatısı altında, tarafsız uzmanların katılımıyla incelenmesi için resmi başvurusunu sundu.
Dünya Sağlık Örgütü Raporu Korkuttu: Milyonlarca Ölüm Riski
Meclis araştırması açılmasına yönelik hazırladığı başvuru gerekçesinde çok çarpıcı verilere yer veren Ali Öztunç, gıda güvenliğinin sadece tarımsal bir arz meselesi değil, milli bir güvenlik ve sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün son küresel gıda raporunu kanıt olarak sunan Öztunç, dünyadaki acı tabloyu gözler önüne serdi.
Yapılan resmi tespitlere göre, güvenli olmayan ve hileli gıdalar dünya genelinde her yıl yaklaşık 866 milyon insanın hastalanmasına ve 1,5 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. Bu gizli tehlikeden en çok etkilenen grubun ise 5 yaş altındaki savunmasız çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan bireyler olduğu belirtiliyor.
Ekonomik Kriz Vatandaşı Hileli Ve Ucuz Ürünlere Mahkum Ediyor
Gıda güvenliği krizinin ekonomik boyutuna da dikkat çeken CHP'li vekil, artan gıda enflasyonu ile mutfaktaki yangının hileli üretimi körüklediğini savundu. Gıda fiyatlarındaki fahiş yükseliş nedeniyle alım gücü düşen tüketicilerin, istemeden de olsa merdiven altı, denetimsiz ve ucuz ürünlere yönelmek zorunda kaldığını ifade etti.
Yüksek fiyatlar yüzünden çocukların yeterli ve dengeli beslenememesi, üretim koşulları belirsiz kayıt dışı gıdaların tüketilmesi, gelecekte fiziksel ve zihinsel gelişim bozukluklarına yol açacaktır.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın taklit-tağşiş listelerinin tek başına yeterli bir caydırıcılık sağlamadığını belirten Öztunç; laboratuvar kapasitelerinin yetersizliği, ürün izlenebilirliğindeki kopukluklar ve cezaların hafifliği nedeniyle mevcut denetim mekanizmalarının kamuoyunda büyük soru işaretleri yarattığını dile getirdi.
Tarımda Kimyasal Kalıntı Ve Pestisit Tehlikesi Büyüyor
Araştırma önergesinin en kritik maddelerinden birini ise tarımsal üretimde kullanılan kimyasal ilaçlar oluşturdu. Türkiye’de halen tarımda aktif olarak kullanılan bazı kimyasal etken maddelerin, uluslararası sağlık kuruluşları tarafından "yüksek riskli ve kanserojen" olarak sınıflandırıldığına dikkat çekildi.
Milyonlarca ton kimyasal kalıntının toprağa, suya ve nihayetinde sofradaki sebze-meyveye bulaştığını ifade eden Öztunç, bu tehlikenin boyutlarının belirlenmesi gerektiğini söyledi. Meclis bünyesinde kurulacak komisyonun; hileli gıda üretiminin kök nedenlerini bulmayı, ağır metal bulaşlarını incelemeyi ve denetim sistemlerini daha cezalandırıcı bir yapıya kavuşturmayı hedeflediği belirtildi.




