Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu’nun 9 milletvekili hakkında tedbirli kesin ihraç istemiyle başlattığı disiplin süreci, parti içi hukuk ve tüzüksel yetki sınırları ekseninde yeni bir usul uyuşmazlığı dalgası doğurdu. MYK toplantısı sonrası ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen isimler arasında yer alan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, sosyal iletişim ağları üzerinden kurumsal bir açıklama yayımlayarak kararın yasal zeminini tüzük hükümleri üzerinden çürüten bir tez öne sürdü. Akdoğan; Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin disiplin kovuşturmalarına tabi tutulma mekanizmalarının sıradan parti üyelerinden farklı olduğunu hatırlatarak, sevk kararının idari bir noksanlık barındırdığını ve milletvekillerini disipline sevk etme yetkisinin MYK'da değil, Parti Meclisi uhdesinde bulunduğunu savundu.
Milletvekili Umut Akdoğan’ın Tüzüksel İtiraz Argümanları
Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın kamuoyuna duyurduğu "oy birliğiyle disiplin sevki" deklarasyonunun hemen ardından kurumsal duruşunu paylaşan Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü’nün amir maddelerine dikey atıflarda bulundu.
Akdoğan, "Bizi partiden ihraç edeceklerini deklare ediyorlar. Bu kurumsal bir usul noksanlığıdır, yasal bir cehalettir. Bizler TBMM çatısı altında görev yapan milletvekilleriyiz" diyerek parlamenterlerin disiplin süreçlerinin kendine has hukuki protokollere bağlı olduğunu vurguladı. Tüzüğün yetki paylaşımı tablolarına işaret eden Akdoğan, Merkez Yönetim Kurulu’nun bir milletvekilini doğrudan YDK’ya sevk etme yönünde idari bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, bu tür dikey yaptırım hamlelerinin ancak partinin en üst karar organı olan Parti Meclisi’nin salt çoğunluk veya nitelikli onay kararıyla tekemmül edebileceğini iddia etti.
Yüksek Disiplin Kurulu’nun Önündeki Usul Denetimi Safhası
Hukuk analistleri, Parti Sözcüsü Müslim Sarı tarafından YDK’ya sevk edildiği açıklanan 9 milletvekiline ait dosyaların, Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından öncelikle "usul ve yetki yönünden" bir ön incelemeye tabi tutulacağını hatırlatmaktadır. Eğer YDK müfettişleri ve kurul üyeleri, Milletvekili Umut Akdoğan’ın öne sürdüğü "Sevk kararı Parti Meclisi tarafından alınmalıdır" tezini haklı bulursa, dosyaları esasa hiç girmeden, "yetki yönünden usulsüzlük" gerekçesiyle Merkez Yönetim Kurulu’na resen iade etmekle yükümlü kalacaktır. Bu durum, ana muhalefet partisi içerisinde bürokratik ve hukuki bir tıkanıklığa yol açabilir.

