Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayımladığı manifesto niteliğindeki video mesajın yankıları sürerken, parti genel merkezinden ilk resmi ve kapsamlı yanıt geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Mahir Başarır, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında kameraların karşısına geçerek eski liderin "arınma" ve "ihanet" vurgulu açıklamalarına dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun parti içi dengeleri sarsan sözlerini satır satır yorumlayan Başarır, bu ifadelerin mevcut parti yönetimine değil, doğrudan iktidara ve adalet mekanizmasına yönelik bir eleştiri olduğunu savundu. Ankara kulislerini hareketlendiren bu savunma, parti içindeki olası bir bölünme algısının önüne geçme hamlesi olarak yorumlandı.
Arınma Derken Partiyi Değil Yargıyı Kastetti
Kemal Kılıçdaroğlu’nun videoda ısrarla üzerinde durduğu "CHP arınmasını da bilir" cümlesine açıklık getiren Ali Mahir Başarır, eski genel başkanın hedefinde Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarının bulunmadığını iddia etti. Kılıçdaroğlu’nun sözlerini tamamen adalet sistemi üzerinden okumak gerektiğini belirten Başarır, "Sayın Genel Başkan arınma derken, adaletin ve yargının arınmasından bahsediyor. Partimize yönelik haksız tehditlerin bu ülkeyi nasıl kirlettiğini gördüğünü düşünüyorum. Kendisinin ve bizimle beraber yürüyen yol arkadaşlarımızın; haksız, hukuksuz iddianamelerle, siyasi soruşturmalarla cezaevinde tutulduğu bir düzenin arınmasından bahsediyor, ben şahsen böyle algıladım" ifadelerini kullanarak, mesajın muhatabının iktidarın yargı politikaları olduğunu dile getirdi.
Belediye Başkanlarının Elini Beraberce Kaldırdık
Genel merkez koridorlarında rahatsızlık yarattığı konuşulan "kirlenmişlik" ithamlarına da değinen Başarır, mevcut belediye başkanlarının arkasında durduklarını hatırlattı. Şu an görevde olan veya hukuki süreçlerle karşı karşıya kalan tutuklu belediye başkanlarının ve parti yöneticilerinin çok büyük bir kısmının bizzat Kılıçdaroğlu döneminde sahaya sürüldüğünü vurgulayan Başarır, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Bugün Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da genel başkanlık koltuğunda otursaydı, kendi döneminde aday gösterilen çok kıymetli Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da, 'İstanbul’u mutlak kazanacaksın' dediği Ekrem İmamoğlu da yine bizimle yürürdü. Büyükçekmece, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü… Bunların hepsi 2019 yılında, hep birlikte el kaldırarak aday gösterdiğimiz arkadaşlarımızdır. Çok kıymetli Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da o dönem bu isimler için elini kaldırdı, Antalya’da Muhittin Böcek’in gözlerinin içine bakarak destek verdi. Biz hep beraber aday gösterdik, hep beraber gidip çalıştık. Eski genel başkanımızın kastı asla bu isimler olamaz."
Sipariş Usulü Kararla Atamızın Koltuğuna Oturulmaz
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın iptali ve Kılıçdaroğlu’nun göreve iadesi istemiyle açılan "mutlak butlan" davasına da değinen Ali Mahir Başarır, mahkeme sürecine dair çok sert ifadeler kullandı. Adalet ve Kalkınma Partisinin (AK Parti) yargı eliyle ana muhalefet partisine bir nevi darbe vurmak istediğini iddia eden Başarır, Kılıçdaroğlu'nun da bu duruma karşı olduğunu savundu. Başarır, "Kılıçdaroğlu'nun 'butlan' tartışmalarında da benimle benzer şeyleri düşündüğünü görüyorum. AK Parti’nin sipariş usulü, partimize yönelik adeta bir darbe girişimi sayılabilecek bu hukuki hamleyi ahlaksızlık olarak tanımladığını net bir şekilde anlıyorum. Sipariş mahkeme kararlarıyla, hiçbir CHP'li arkadaşımızın şerefini ve haysiyetini ayaklar altına alarak Atatürk’ün o kutsal koltuğuna oturmayacağını eski genel başkanımızın da bildiğini ve bunu kastettiğini görüyorum" diyerek kurultay davası üzerinden partiye yönelik operasyon yapılmasına izin vermeyeceklerini ilan etti.




