Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Türk yerel yönetim tarihindeki en kapsamlı yolsuzluk dosyalarından biri olarak nitelendirilen "Bursa Belediye Yolsuzluk Davası"nda yargı süreci resmen başladı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi, mevcut Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 63 sanıklı 862 sayfalık iddianameyi kabul etti.
İddianamede Öne Çıkan "Örgütlü Suç" Yapısı
Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların iki ayrı "suç örgütü" kurarak kamu gücünü kişisel çıkarları doğrultusunda kullandıkları iddia ediliyor. Sistematik bir "rüşvet ve aklama" mekanizması üzerine kurulu olduğu belirtilen yapının temel yöntemleri şu başlıklarla özetlendi:
-
Mevzuatta karşılığı bulunmayan "koordinatör başkan yardımcısı" ünvanı ile Turgay Erdem'e sınırsız yetki verildiği, bu sayede imar planlarının "tek imza" ile onaylanarak denetim mekanizmalarının bypass edildiği vurgulandı.
-
Usulsüz emsal artışları ve imar değişiklikleri karşılığında müteahhitlerden "rüşvet" olarak gayrimenkul alındığı, bu devirlerin "satış" gibi gösterildiği ancak MASAK raporlarında herhangi bir nakit trafiğine rastlanmadığı tespit edildi.
-
Elde edilen usulsüz kazançların, paravan şirketler ve aile bireyleri (eş, çocuk, kardeş) üzerine kayıtlı vakıf veya şirket hesaplarına aktarılarak aklanmaya çalışıldığı, özellikle "NİLVAK" ve bağlantılı firmaların bu trafikte kullanıldığı iddianamede yer aldı.
402 Yıl Ve 946 Yıl Hapis Talebi
Mahkemece kabul edilen iddianamede, sanıklara yönelik talep edilen hapis cezaları dikkat çekici boyutta:
| Sanık | Suçlamalar | Talep Edilen Ceza |
| Mustafa Bozbey | Örgüt kurma, Rüşvet, İmar kirliliği, Kamu görevini usulsüz üstlenme | 402 Yıla kadar |
| Turgay Erdem | Örgüt yönetme, Rüşvet, Aklama | 946 Yıla kadar |
Soruşturmanın Geçmişi Ve Güncel Durum
31 Mart'ta başlayan operasyonlarla fitili ateşlenen soruşturma süreci, İçişleri Bakanlığı'nın "geçici tedbir" kararıyla görevden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in tutuklanmasıyla zirveye taşınmıştı. Toplam 37'si tutuklu olan 63 sanığın yargılandığı dosyada, 2019 sonrası dönemde de suç gelirlerinin aklanmaya devam ettiği bulguları öne çıkıyor. İddianamede, inşaat projelerinin mimari çizimlerinin bile örgütle bağlantılı firmalara (TİBA Mimarlık gibi) yaptırılarak, bu yolla da haksız kazanç sağlandığına dair somut delillere yer verildi.
İç Cephe Ve Kamu Zararı İddiası
Mülkiye Başmüfettişliği raporları ve uzman görüşlerine dayandırılan dosyada, kamu arazilerinin ve imar haklarının usulsüz şekilde piyasaya sürülmesinin sadece kişisel bir kazanç sağlamadığı, aynı zamanda ciddi bir "kamu zararı" oluşturduğu belirtiliyor. Mahkeme süreci, belediyelerdeki imar yetkilerinin nasıl kişisel hiyerarşilere dönüştürülebileceğinin hukuki bir fotoğrafını sunuyor.



