Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış gücü askerlerinin güvenliğini korumak adına tarihi bir adıma imza attı. Pakistan ve Danimarka'nın öncülüğünde hazırlanan ve konseyde oybirliğiyle kabul edilen yeni kararla birlikte, BM barış güçlerine yönelik saldırılarda "sadece kınama ve taziye mesajı" dönemi resmen sona erdi. Artık bu saldırıları gerçekleştiren failler uluslararası hukuka göre yargılanacak.

Türkiye'nin COP31 Vizyonu BM'ye Sunuldu
Türkiye'nin COP31 Vizyonu BM'ye Sunuldu
İçeriği Görüntüle

15 Üyenin Tamamından Evet Oyu

Pakistan ve Danimarka tarafından hazırlanan ve 100'den fazla BM üyesi ülkenin de açık destek verdiği karar taslağı, BMGK'de oylamaya sunuldu. Yapılan oylamada, konseyin 15 üyesinin tamamı "evet" oyu kullandı. 2823 sayılı bu tarihi karar, dünyanın dört bir yanında görev yapan BM barış gücü personeline karşı işlenen suçların cezasız kalmamasını ve sorumluların doğrudan hesap vermesini yasal bir zemine oturtuyor. Karar metninde, barış güçlerine yönelik tüm saldırılar şiddetle kınanırken, bu eylemlerin "savaş suçu" teşkil edebileceğinin altı net bir şekilde çizildi.

1948'den Bu Yana 4 Bin 500 Kayıp

BM barış gücü misyonlarının başladığı 1948 yılından bu yana, yaklaşık 4 bin 500 barış gücü askeri görev bilinciyle hayatını kaybetti. Yalnızca geçtiğimiz 2025 yılı içerisinde bile 59 barış gücü personeli saldırıların kurbanı oldu. Bugüne kadar Güvenlik Konseyi, bu tür ölümcül saldırılara genellikle olayı kınayan basın açıklamaları ve taziye mesajları yayımlayarak yanıt veriyordu. Yeni karar, bu diplomatik pasifliği ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Taziye Mesajları Önemli Ancak Yeterli Değil

Oylama öncesinde konseye hitaben kritik bir konuşma gerçekleştiren Pakistan'ın BM Daimi Temsilcisi Asim İftikhar Ahmed, şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar taslağı, Konseyi bu saldırıları kınayan açıklamaların ötesine taşımayı amaçlıyor. Konseyin açıklamaları önemli, taziye mesajları gerekli, ancak kesinlikle yeterli değil."

Büyükelçi Ahmed, kabul edilen 2823 sayılı kararın sadece bir niyet beyanı olmadığını; BM Genel Sekreteri'nin barış güçlerine yönelik şiddet olayları, yürütülen soruşturmalar ve hukuki kovuşturmalar hakkında her yıl düzenli rapor hazırlamasını zorunlu kılan pratik ve caydırıcı mekanizmalar getirdiğini belirtti.