Orta Doğu coğrafyasında diplomatik çözüm yolları ve gerilimi azaltma çabaları çok yönlü olarak devam ederken, sınır hatlarındaki askeri hareketliliğin boyutları kurumsal raporlara yansıdı. Birleşmiş Milletler (BM), taraflar arasında varılan uzlaşı zeminine rağmen sınır hattındaki karşılıklı eylemlerin sürdüğünü ilan etti. Yapılan resmi bilgilendirmede, günün sadece 16 saatlik zaman diliminde kaydedilen askeri adımların dökümü kamuoyuyla paylaşılarak bölgedeki kırılgan yapıya dikkat çekildi.
Günlük Basın Toplantısında Veriler Açıklandı
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, New York’ta düzenlediği günlük basın toplantısında sınır hattındaki son gelişmeler ve saha gözlemleri hakkında uluslararası medyayı bilgilendirdi. Bölgenin güney kesimlerinde yoğun hava ve kara faaliyetlerinin devam ettiğini aktaran Dujarric, BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askeri gözlem mekanizmasının kayıtlarını şu teknik verilerle paylaştı:
"Saha gözlem birimlerimizin kayıtlarına göre, bugün yerel saatle gece yarısından saat 16.00’ya kadar olan süreçte toplam 478 askeri hareketlilik (ateş açma olayı) tespit edilmiştir. Yapılan teknik incelemeler ve konumlandırmalar neticesinde, bu askeri eylemlerin 10 adedi Hizbullah kanadına atfedilirken, geri kalan 468 askeri faaliyetin ise doğrudan İsrail silahlı güçlerine ait olduğu tescillenmiştir."
Sözcü Dujarric, askeri gözlemcilerin ayrıca 9 adet hava müdahalesi ve 46 kez hava sahası kullanım hakkı ihlali kaydettiğini de sözlerine ekleyerek, tüm aktörleri acilen "azami itidal göstermeye" ve varılan diplomatik anlaşmanın kurallarına harfiyen uymaya davet etti.
Lübnan'ın Toprak Bütünlüğüne Saygı Gösterilmelidir
Basın toplantısında bir gazetecinin, UNIFIL tarafından raporlanan kurumsal verilerde askeri hareketliliğin yaklaşık yüzde 97'sinin tek bir tarafa ait olmasının uluslararası hukuk açısından nasıl konumlandırılacağı sorusu üzerine Dujarric, diplomatik bir dil tercih etti. Sözcü, bu durum karşısında "Bölgedeki tüm komşular, Lübnan’ın uluslararası hukukça tanınan toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına mutlak surette saygı göstermekle mükelleftir" yanıtını vermekle yetindi.
Masadaki Anlaşma Geçerli Mi? Kelimeler Önemlidir
Toplantıda söz alan Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin, sahadaki ezici askeri güç kullanımına ve neredeyse her iki dakikada bir tekrarlanan askeri hareketliliğe rağmen bölgede halen kurumsal bir ateşkesten veya uzlaşıdan bahsedilip bahsedilemeyeceği yönündeki sorusu ise toplantının en dikkat çekici anlarından biri oldu. Soruyu diplomatik çerçevede yanıtlayan Dujarric, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Böylesi kritik süreçlerde kelimeler ve hukuki tanımlar büyük önem taşır. Sahadaki tüm zorluklara ve hareketliliğe rağmen, aktörler tarafından üzerinde mutlak olarak anlaşmaya varılmış ve imzalanmış bir 'düşmanlıkların sona erdirilmesi protokolü' hukuken mevcuttur. Genel Sekreterimiz de sahadaki bu yoğun dinamikler sebebiyle mevcut durumu tam bir sükunetten ziyade zaman zaman 'daha az askeri hareketlilik' terimiyle nitelendirmektedir. Burada esas olan, tarafların altında imzası bulunan resmi taahhütlerdir ve bu kurallara kayıtsız şartsız uyulması gerekmektedir. Uluslararası toplum olarak en büyük arzumuz, tüm askeri araçların tamamen susturulması ve bölge halkının güvenli bir atmosferde evlerine geri dönebilmesidir."





