Türkiye'nin güçlü arıcılık potansiyeli, zengin florası ve koloni varlığıyla bal üretiminde dünyada ilk 3 ülke arasında, Avrupa Birliği (AB) genelinde ise 1'inci sırada yer aldığını belirten Bakan Yumaklı; kadınlar, gençler ve gezginci arıcılar için uygulanan yeni nesil ilave teşvik paketlerinin detaylarını paylaştı.
Gıda Arz Güvenliğinin Görünmeyen Kahramanları: Arılar
Dünya Arı Günü kapsamında arıların ve diğer polinatörlerin ekosistem ile biyolojik çeşitlilik üzerindeki hayati rollerine dikkat çeken Bakan Yumaklı, tarımsal sürdürülebilirliğin temelinde arıcılık faaliyetlerinin yattığını vurguladı.
Yumaklı, Küresel gıda arz güvenliği açısından tozlaşmanın (polinizasyon) yaklaşık yüzde 75’inin arılar ve diğer polinatörler tarafından gerçekleştirildiğini anımsatarak, "Arıcılık, yalnızca bal üretimiyle sınırlı bir faaliyet alanı değil; sürdürülebilir tarımın ve gıda güvenliğimizin en kritik yapı taşlarından biridir. Ülkemizde her yıl düzenlenen etkinliklerle, arı ürünlerinin ekonomik değeri ve bu sürdürülebilirlik hakkında toplumsal farkındalığı artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
2025 Yılı Rekor Üretim Verileri ve Küresel Çam Balı Tekeli
Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı siber veri tabanına işlenen resmi 2025 yılı arıcılık istatistiklerini ilk kez kamuoyuyla paylaştı:
-
Türkiye genelinde aktif faaliyet gösteren 96 bin 646 adet arıcılık işletmesi ve kayıtlı 8 milyon 817 bin 155 adet arılı kovan bulunuyor.
-
2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de toplam 97 bin 253 ton bal üretimi gerçekleştirildi.
-
Türkiye genelinde 39 adet coğrafi işaretli bal çeşidi tescil edilmiş durumda. Bu ürünlerden Bingöl balı ve Yenice ıhlamur balı, AB’den tescil alan iki marka değer olarak öne çıkıyor. Ayrıca, dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ı Türkiye’de, bu payın ise yüzde 70-80’i Muğla’da üretilerek küresel pazara sunuluyor.
Yeni Destekleme Modeli: Kadınlara ve Gençlere %40 İlave Teşvik
Hayvancılık yol haritası kapsamında devreye alınan yeni destekleme modelinde, arıcılık sektörünün sürdürülebilirliğini artırmak adına temel hak edişlere ek olarak yüksek oranlı ilave destekler tanımlandı. Bakan Yumaklı teşvik oranlarını şu şekilde sıraladı:
Kadın ve Genç Yetiştiriciler: Temel arıcılık desteğine ek olarak %40 ilave destek,
Gezginci Arıcılar: Üretim planlaması kapsamında yer değiştiren arıcılara %30 ilave destek,
1. Derece Tarımsal Amaçlı Örgütler: Bakanlıkça tescilli örgüt üyesi üreticilere %20 ilave destek sağlanmaktadır.
Ayrıca; izole bölgelerde yerli arı ırklarını muhafaza edenlere gen kaynaklarını koruma desteği, organik tarım mevzuatına göre sertifikalı kovan üretimi yapanlara kovan başına nakdi ödeme, propolis, arı sütü ve arı zehri gibi katma değeri yüksek bal dışı ürünlerin üretimi için de hibe destekleri veriliyor.
Ulusal Damızlık Sistemi ile Sertifikalı İhracat Dönemi
Türkiye’nin Anadolu ve Kafkas arısı gibi yerli gen kaynakları açısından stratejik bir merkez olduğunu ifade eden Bakan Yumaklı, akademiler ve yetiştirici birlikleri ortaklığıyla yürütülen ıslah çalışmalarında yeni bir safhaya geçildiğini müjdeledi.
Bakanlık bünyesindeki Hayvancılık Genel Müdürlüğü ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği arasında entegrasyonu sağlayan "Ulusal Damızlık Sistemi" devreye alındı. Bu sistemle arıcıların en kaliteli damızlık ana arıyı en düşük maliyetle tedarik etmesi, koloni kayıplarının siber takip sistemleriyle minimize edilmesi ve Türkiye'nin sertifikalı damızlık ana arı ihraç eden bir küresel aktör konumuna yükseltilmesi hedefleniyor.





