Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, katıldığı "Yas-ı Matem Oruç Açma Buluşması" programında önemli açıklamalarda bulundu. Muharrem ayının ve Kerbela'nın taşıdığı derin manaya dikkat çeken Bakan Ersoy, "Kerbela’nın en önemli mesajı şudur; zulüm hangi çağda ve hangi coğrafyada ortaya çıkarsa çıksın, karşısında durmak gerekir" diyerek dünyaya adalet çağrısında bulundu.
Muharrem Ayı Derin Bir Muhasebe Zamanıdır
Alevi-Bektaşi inanç ve kültür dünyası için Muharrem ayının taşıdığı anlama vurgu yapan Bakan Ersoy, bu dönemin sadece bir matemden ibaret olmadığını, insanlık onurunun yeniden hatırlandığı bir vicdan muhasebesi dönemi olduğunu belirtti. Konuşmasında Hz. Hüseyin ve beraberindekileri rahmetle anan Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
"Hz. Hüseyin, Peygamber Efendimizin sevgili torunu, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın göz nurudur. O, makam ve saltanat için değil, insanlık değerleri ve hakikat uğruna mücadele etmiş, bu yolda canını feda etmiştir. Kerbela’da yalnızca insanlar susuz bırakılmamış; adalet, merhamet ve insanlık vicdanı da büyük bir sınavdan geçirilmiştir."
Hz. Hüseyin Tüm Çağların Mazlumlarının Serdarıdır
Muharrem orucunun nefsî bir terbiye ve mazlumun halini anlama ibadeti olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, Kerbela'da yükselen adalet çığlığının bugün dünyanın dört bir yanındaki mazlum coğrafyalarda yankılandığını belirterek küresel vicdana seslendi: "Bugün Filistin, Arakan, Afrika kıtası, Doğu Türkistan ve daha pek çok yerde bir mazlumun feryadı yükseliyorsa, Kerbela’nın sesi ve Hz. Hüseyin’in adalet çağrısı tam olarak orada yankılanmaktadır. Zulmün rengine, ırkına veya coğrafyasına bakılmaksızın karşısında durulmalıdır. Bu evrensel duruşu nedeniyle Hz. Hüseyin, yalnızca bir dönemin değil, bütün çağların mazlumlarının serdarıdır."


