Orta Doğu coğrafyasında diplomatik çözüm arayışları ve ilan edilen askeri mutabakatlara rağmen saha hareketliliği ve asimetrik çatışma riskleri varlığını sürdürüyor. İsrail ile Lübnan sınır hattı genelinde yürürlüğe giren yeni ateşkes kararına rağmen, Güney Lübnan topraklarındaki askeri varlığını ve operasyonel devriyelerini devam ettiren İsrail Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik operasyonel bir saldırı gerçekleştirildi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) resmi kurumsal sözcülüğü, Hizbullah güçlerinin zırhlı unsurları hedef alan saldırısında bir personelin hayatını kaybettiğini kurumsal bir bildiriyle teyit etti.
Tanksavar Füzesiyle Zırhlı Unsur Hedef Alındı
Sınır hattının derinliklerinde vuku bulan saldırının askeri parametreleri şu şekilde yasal kayıtlara geçti:
Eylem, stratejik öneme sahip olan Litani Nehri'nin kuzey kesiminde konuşlu veya intikal halindeki bir İsrail askeri tankına yönelik gerçekleştirildi.
Hizbullah unsurlarının, zırhlı araca yönelik olarak güdümlü tanksavar füzesi (ATGM) ateşlediği saptandı.
İsrail ordusu, isabet alan tank içerisinde bulunan 21 yaşındaki Yüzbaşı Eitan Shmuel Lemberg’in hayatını kaybettiğini ilan etti.
Saldırının hemen ardından angajman kurallarını işleten IDF unsurları, füzenin ateşlendiği koordinatları tespit ederek bölgedeki Hizbullah altyapılarına, mevzilerine ve lojistik noktalarına yönelik topçu atışları ve hava bombardımanı başlattı.
Bakan Katz: Ordu Şimdilik Lübnan Topraklarında Kalmaya Devam Edecek
Sınır hattında yaşanan bu son can kaybı, siyasi iradenin ateşkes sürecine yönelik kurumsal yaklaşımlarını yeniden gündeme getirdi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, konuya ilişkin yaptığı resmi ve kurumsal değerlendirmede, taraflar arasında dün itibarıyla yeni bir ateşkes ilan edilmiş olmasına karşın, İsrail ordusunun saha güvenliğini tam olarak tesis edene kadar Lübnan'daki askeri operasyonlarına planlı olarak devam edeceğini ve ülkeden çekilme takviminin henüz işletilmeyeceğini vurgulamıştı.
Savunma Bakanı Katz, kuzey bölgelerinde yer alan İsrail yerleşim birimlerinin ve sivil nüfusun asimetrik roket veya sızma eylemlerinden rasyonel biçimde korunması amacıyla oluşturulan güvenlik koridoruna değindi. Katz, bu amaçla "tampon bölge" olarak tanımlanan idari alanın bir parçası mahiyetinde, Lübnan'ın güneyinde kontrol altına alınan geniş kırsal ve kentsel bölgelerde askeri konuşlanmanın ve fiziki işgal yapısının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bölgedeki Birleşmiş Mülteciler ve Geçici Barış Gücü (UNIFIL) gözlemcileri, ateşkes şartlarının sahada tam olarak uygulanabilmesi adına taraflara kurumsal itidal çağrılarını yeniliyor.




