Eğitim-öğretim döneminin sona ermesiyle birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı politikalar sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve öğrenciler tarafından masaya yatırıldı. Artvin'de "Milli Eğitim'e Karneyi Biz Veriyoruz" sloganıyla bir araya gelen eylemciler, mevcut eğitim sistemini sert bir dille eleştirdi. Ortak açıklamada, eğitimde piyasalaşma iddialarına dikkat çekilerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya davet edildi.
Okullar Ticarethane Olmayacak Sloganları
Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi ile Liseli Genç Umut'un çağrısı üzerine Hopa Parkı'nda geniş katılımlı bir protesto eylemi gerçekleştirildi. Öğretmenler, veliler ve öğrencilerden oluşan grup, ellerinde dövizlerle eğitim sistemindeki aksaklıklara dikkat çekti. Katılımcılar eylem boyunca "Okullarımız ticarethane olmayacak", "Parasız, bilimsel, laik, nitelikli eğitim" ve "Eğitim haktır, satılamaz" şeklinde sloganlar atarak taleplerini haykırdı. Sadece öğrencilerin değil, velilerin de çocuklarının geleceğine dair taşıdığı kaygılar ve öğretmenlerin güvencesiz çalışma koşullarına yönelik tepkileri parktaki eylemde geniş yer buldu.
Eğitime Bakan Bir Bakan İstiyoruz
Grup adına yapılan basına açık ortak açıklamada, eğitim sisteminin kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp giderek özel sektörün ve piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirildiği savunuldu. Mesleki eğitim politikalarının öğrencileri ucuz iş gücü haline getirdiği iddia edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Eğitim kamusal bir haktır, parayla satılamaz. Okullar ticarethane değildir. Bizler parasız, bilimsel, laik, demokratik ve nitelikli bir eğitim modeli talep ediyoruz. Sadece piyasanın şartlarına değil, gerçekten eğitime odaklanan bir Milli Eğitim Bakanı istiyoruz. Ortaya çıkan bu başarısız tablo ve karneyle birlikte artık Yusuf Tekin’in istifa etme zamanının geldiğini açıkça söylüyoruz.”
Grup, eğitim hakkı mücadelesini ve toplumsal dayanışmayı talepleri karşılık bulana kadar büyüterek sürdüreceklerini belirterek eyleme son verdi.




