Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu'daki kırılgan dengeleri ve barış arayışlarını doğrudan etkileyecek diplomatik bir gelişmeye ilişkin resmi yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, İsrail makamlarının işgal altındaki Batı Şeria topraklarında yeni yasa dışı yerleşim birimleri kurulmasına yönelik verdiği idari onayı net bir dille kınadığını ilan etti. Açıklamada, Tel Aviv yönetiminin mevcut politikalarının küresel hukuk normlarına ve bölge istikrarına verdiği zararlar teknik boyutlarıyla analiz edildi.
İki Devletli Çözümün Temelleri Hedef Alınıyor
Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan kurumsal metinde, mevcut İsrail hükümetinin sahada gerilimi tırmandıran adımları şu yasal ve siyasi parametrelerle değerlendirildi:
Netanyahu hükümetinin, uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal altında tutulan Batı Şeria bölgesindeki toprak edinimi odaklı faaliyetlerini sistematik olarak genişletmeyi sürdürdüğü vurgulandı.
Atılan bu adımların ve bölgedeki yerleşimci faaliyetlerinin teşvik edilmesinin, Orta Doğu'da kalıcı barışı tesis etmeyi amaçlayan mevcut uluslararası diplomatik girişimleri ve evrensel olarak kabul gören "iki devletli çözüm" modelinin temellerini doğrudan dinamitlediği belirtildi.
Bölgesel Kırılganlık Ve Risk Uyarısı
Bakanlığın yazılı bildirisinde, söz konusu genişleme hamlelerinin coğrafi ve askeri risklerine dikkat çekilerek, sahadaki hassas dengelerin korunması gerektiği ifade edildi. Yapılan diplomatik uyarıda şu ifadelere yer verildi:
"İsrail'in yürürlükte tuttuğu işgal ve ilhak temelli politikaların, bölgesel güvenlik ortamında gerilimi daha da tırmandırmasına ve sahadaki mevcut kırılganlığı derinleştirmesine kesinlikle izin verilmemesi gerekmektedir."
Uluslararası Topluma Hukuki Ve Ahlaki Sorumluluk Çağrısı
Açıklamanın son bölümünde ise Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere küresel aktörler ve uluslararası kurumlara net bir çağrıda bulunuldu. Filistin halkının uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış meşru ve yasal haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi gerektiği aktarılarak, uluslararası toplumun bu süreçte üzerine düşen hukuki ve ahlaki sorumlulukları ivedilikle ve kararlılıkla yerine getirmesi talep edildi. Ankara'nın, bölgedeki yasal hak ihlallerine karşı diplomatik platformlarda sesini yükseltmeye devam edeceği bildirildi.




