Türkiye'de iç siyasetin ve yasal mevzuat çalışmalarının en önemli başlıklarından biri olan "yeni anayasa" hazırlıkları, ana muhalefet partisinde yaşanan hukuki gelişmelerle birlikte Ankara kulislerinde yeniden makro düzeyde stratejik bir boyut kazandı. Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mahkemenin verdiği “butlan” kararı sonrasında derinleşen kurumsal krizin, yalnızca parti içi bir liderlik rekabetiyle sınırlı kalmadığı; parlamentodaki anayasa değişikliği nitelikli çoğunluk hesaplamalarıyla da yapısal bir bağ taşıyabileceği iddiaları siyaset koridorlarında geniş yankı uyandırdı.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun olası delege desteği, mevcut genel merkez yönetimiyle yaşanan kurultay gerginliği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı önündeki yasal eşiklerin aşılması formülleri etrafında şekilleniyor.
Anayasal Değişiklik Eşikleri Ve Yasal Prosedürler
Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre, parlamento çatısı altında yapılacak bir anayasa değişikliği teklifinin yasal olarak tekamül edebilmesi için iki temel sayısal eşik bulunuyor:
Hazırlanan anayasa değişikliği teklifinin halk oyuna sunulabilmesi için TBMM Genel Kurulu'nda en az 360 milletvekilinin kabul oyu vermesi şarttır.
Teklifin herhangi bir halk oylaması sürecine ihtiyaç duymadan doğrudan yasalaşarak yürürlüğe girmesi için ise parlamentoda en az 400 milletvekilinin "evet" oyu kullanması yasal bir zorunluluktur.
Siyaset Kulislerinde Konuşulan Vekil Dağılımları Ve Blok Değerlendirmeleri
Cumhuriyet gazetesinden İklim Öngel’in paylaştığı idari raporlara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi periyotta yeniden aday olabilmesinin önünü açacak muhtemel anayasa paketi için Cumhur İttifakı bileşenleri yekvücut bir duruş sergiliyor. Bu doğrultuda, Meclis'teki kritik partilerin sandalye dağılımları ve kulis senaryoları şu rasyolarla tahlil ediliyor:
| Siyasi Parti / Blok Yapısı | Parlamentodaki Mevcut Sandalye Sayısı |
| AK Parti | 275 |
| Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) | 46 |
| HÜDA PAR | 4 |
| DEM Parti | 56 |
| Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) | 2 |
Ankara kulislerinde, butlan kararının ardından mevcut CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e kurumsal desteğini açıklayan ancak ana muhalefet hattına yönelik operasyonel süreçlere de tepki gösteren DEM Parti’nin, yürütülen siyasi süreçler neticesinde yeni anayasa metnine onay verebilme ihtimali tartışılıyor.
Referandumsuz Senaryo İçin Eksik Olan 17 Vekil Hesabı
Kulislerde dillendirilen makro senaryoya göre; Cumhur İttifakı partileri ile DEM Parti’nin anayasa oylamasında ortak hareket etmesi durumunda, referandumsuz doğrudan kabul sınırı olan 400 vekil eşiğine ulaşmak için geriye sadece 17 milletvekilinin desteği kalıyor.
İşte bu kritik aşamada gözler, CHP içindeki dengelere ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen vekil grubunun alacağı pozisyona çevriliyor. CHP bünyesinde mahkemenin butlan kararının ardından kurumsal imza toplayarak olağanüstü kurultay çağrısında bulunan 111 milletvekilinin varlığına işaret edilirken, bu vekiller arasından rasyonel parametrelerle doğrudan Kılıçdaroğlu’nun yanında konumlanan ve onun yönlendirmesiyle hareket edebilecek en fazla 27 vekilin bulunduğuna dikkat çekiliyor.
Söz konusu 27 kişilik vekil grubunun, anayasa oylamalarındaki olası stratejik oylama tercihleri veya kurultay takvimindeki hamlelerinin, 400 vekil hedeflenen referandumsuz anayasa paketinin kaderini doğrudan etkileyebileceği siyasi analistlerce değerlendiriliyor.




