Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresine ilişkin önemli bir karar verdi.

22 Kasım 2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı düzenleniyordu.

DÜZENLEMEDEKİ "SÜRESİZ OLARAK" İBARESİ KALDIRILDI

Antalya 12. Aile Mahkemesi, boşanma davasında uygulanacak bu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal isteminde bulundu.

Başvuruyu esastan inceleyen Anayasa Mahkemesi, düzenlemedeki “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’nın 2, 5, 10, 20, 35 ve 41. maddeleri yönünden incelenmesine karar verdi.

ANAYASA'YA AYKIRI BULUNDU

Yüksek Mahkeme kararında, karşılaştırmalı hukukta boşanma sonrası nafaka yükümlülüğünün genellikle belirli sürelerle sınırlandırıldığı, bazı hukuk sistemlerinde ise toplu ödeme veya istisnai olarak ömür boyu ödeme imkanının bulunduğu belirtildi.

Kararda, Türk hukukunda da nafakanın miktarı ve süresinin belirlenmesinde tarafların ekonomik ve kişisel durumlarının dikkate alınması gerektiğine işaret edildi.

Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrasında yoksulluğa düşen tarafın korunmasının devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken, bu korumanın her durumda süresiz nafaka ödenmesini zorunlu kılmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Kararda, evlilik birliğinin sona ermesinin ardından tarafların hayatlarını yeniden kurabilmeleri, çalışma imkanları, ekonomik durumları ve nafaka ihtiyacının devam edip etmediği gibi unsurların dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

N A F A K A-1

NAFAKANIN HER DURUMDA SÜRESİZ OLMASI ÖLÇÜLÜ BULUNMADI

AYM, mevcut düzenlemenin boşanma sonrasında yoksulluğa düşen tarafın ekonomik olarak korunmasını amaçladığını kabul ederken, nafaka yükümlülüğünün koşullar değişse dahi herhangi bir süre sınırı olmaksızın devam edebilmesine imkan tanınmasının taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesini bozabileceğine dikkat çekti.

Kararda, nafaka yükümlüsünün yeniden evlenmesi, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması veya taraflardan birinin ölümü gibi durumlarda nafaka yükümlülüğünün sona erebildiği hatırlatıldı.

Bununla birlikte, bu haller gerçekleşmediği sürece yükümlülüğün devam etmesinin bazı durumlarda tarafların hayatlarını yeniden kurmalarını zorlaştırabileceği belirtildi.

Mahkeme, bu nedenle boşanma sonrasında yoksulluğa düşen taraf lehine nafaka ödenmesinin kural olarak belirli koşullarla sınırlandırılabilmesi gerektiği sonucuna vardı.

İPTAL KARARI 9 AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etti.

Ancak Mahkeme, iptal hükmünün hemen yürürlüğe girmesinin doğurabileceği hukuksal boşluğu dikkate alarak kararın yürürlüğe girişini erteledi.

Buna göre iptal hükmü, Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

Karar, Anayasa Mahkemesi tarafından 4 Haziran 2026 tarihinde verildi ve 30 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.

YASAL BOŞLUK OLUŞMAMASI İÇİN 9 AYLIK DÜZENLEME SÜRESİ

AYM'nin gerekçesinde, iptal edilen ibarenin doğurduğu hukuksal boşluğun giderilmesi için kanun koyucuya süre tanınmasının gerekli olduğu belirtildi.

Mersin’de DEAŞ Operasyonu: 3 Tutuklama
Mersin’de DEAŞ Operasyonu: 3 Tutuklama
İçeriği Görüntüle

Bu kapsamda, “süresiz olarak” ibaresinin iptalinin yürürlüğe gireceği tarihe kadar TBMM'nin boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.