KKTC’de 170 Milyon TL’lik Hibe Programları İçin Başvurular Başladı
KKTC’de 170 Milyon TL’lik Hibe Programları İçin Başvurular Başladı
İçeriği Görüntüle

Ons altının mevcut durumunu ve gelecek projeksiyonunu değerlendiren Ekonomist Candaş Atalay, yaşanan geri çekilmenin kıymetli metalin yapısıyla ilgili değil, sermaye piyasalarındaki rekabetten kaynaklandığını belirtti. Yatırımcıların son dönemde kripto varlıklara, hisse senetlerine ve enerji emtialarına yöneldiğini ifade eden Atalay, yükselen tahvil getirilerinin faiz getirisi olmayan altını elde tutma maliyetini artırdığını vurguladı.

Atalay, ons altının 4 bin dolar seviyesine yaklaşmasıyla kurumsal yatırımcıların piyasaya kademeli olarak geri döndüğünü ve merkez bankası alımlarının fiyatlar için güçlü bir destek oluşturduğunu kaydetti.

Küresel Riskler Ve ABD Seçimlerinin Etkisi

Orta Doğu’da süren gerilimlerin ve yüksek enerji fiyatlarının enflasyonist baskıyı canlı tuttuğunu hatırlatan Atalay, ABD dolarının güçlü seyretmesinin merkez bankalarının sıkı para politikalarını sürdürme beklentisini artırdığını dile getirdi. ABD'deki ara seçimler sonrasında jeopolitik risklerin tırmanma olasılığının altın yatırımcıları açısından daha uzun ve temkinli bir süreci beraberinde getirebileceğine dikkat çekildi.

Yıl Sonu Ve 2027 İçi Kritik Seviyeler

Tüm küresel baskılara rağmen kasım, aralık ve ocak aylarında Hindistan ile Çin odaklı mevsimsel fiziki talebin fiyatları destekleyeceğini öngören Ekonomist Candaş Atalay, önümüzdeki döneme dair hedeflerini şu sözlerle özetledi: "Bu yıl ons altının 4 bin 600 doların üzerinde kapanması ciddi bir başarı hikâyesi olacaktır. Altın 2026 yılında 4 bin 600 doların üzerinde kalmayı başarırsa 2027'nin ilk çeyreğinde 5 bin 300 dolar hedefinin güçlü bir olasılık olmaktan çıkıp ciddi bir beklentiye dönüştüğünü görebiliriz."