Avrupa'da yabancı düşmanlığı, İslamofobi ve aşırı sağcı siyasi akımların zemin kazandığı bir dönemde, Almanya'da yaşayan Türk ve göçmen toplumunun kurumsal temsiliyetinden çok net bir diplomatik ve toplumsal uyarı geldi. Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, yayımladığı yazılı deklarasyonla Almanya'daki mevcut güvenlik ve entegrasyon tartışmalarını masaya yatırdı. Sofuoğlu, göçmen kökenli insanların fiziki ve sosyal güvenliğinin federal siyaset zemininde adeta göz ardı edildiğini savunarak, Berlin yönetimine acil tedbir alma çağrısı yaptı.

Göçmenler Sadece Bir Güvenlik Sorunu Olarak Görülmemeli

Almanya'da yürütülen iç güvenlik tartışmalarında göçmenlerin konumlandırılış biçimini sert sözlerle eleştiren TGD Başkanı Gökay Sofuoğlu, politika yapıcıların bakış açısını değiştirmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle Doğu Almanya genelinde aşırı sağcı bir siyasi partinin ilk kez eyalet hükümetinde yer alma ihtimalinin belirmesi, o bölgelerde yaşayan göçmen kökenli nüfus arasında ciddi bir asayiş ve can güvenliği endişesine yol açmaktadır. Son yıllarda federal uyum politikalarının tamamen göçün sınırlandırılması, yasa dışı göçle mücadele ve sınır kontrolleri eksenine sıkıştığını belirten Sofuoğlu; toplumsal katılım, fırsat eşitliği ve birlikte yaşam gibi temel anayasal başlıkların bilinçli olarak geri plana itildiğini kaydetti. Müslüman ve Yahudi karşıtı (antisemitizm ve İslamofobi) ırkçı olaylara ilişkin yayımlanan son verilerin, toplumsal ayrımcılık ve nefretin federal barış için kronik ve gerçek bir tehdit haline geldiğini açıkça ortaya koyduğunu hatırlattı.

Bakan Fidan, Rusya'da Putin ile Görüştü
Bakan Fidan, Rusya'da Putin ile Görüştü
İçeriği Görüntüle

Demokrasi Yaşıyor, Programına Sahip Çıkın

Entegrasyon süreçlerinin sadece göç dalgalarının mekanik bir sonucu olarak değil, çok kültürlü ve modern bir demokrasinin asli sorumluluklarından biri olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Sofuoğlu, Almanya'nın aidiyet duygusunu besleyen kapsamlı bir entegrasyon politikasına ihtiyacı olduğunu belirtti. TGD Başkanı Sofuoğlu, eyaletlerin güvenlik mimarisini belirleyen İçişleri Bakanları Konferansı'na katılan kurmaylara da doğrudan seslendi: "Federal düzeyde yürütülen 'Demokrasi Yaşıyor!' programına ve bu çerçevede sahada operasyonel olan sivil toplum kuruluşlarına kararlılıkla sahip çıkılmalıdır. Demokratik değerleri tabanda güçlendiren bu yapılar, aşırıcılıkla mücadelenin en etkili panzehiridir. Ancak programsal mevzuat değişiklikleri nedeniyle bu hayati kurumlar ciddi mali kesintilerle karşı karşıya bırakılmıştır, bu hatadan derhal dönülmelidir."