TBMM bünyesinde kurulan ve 51 üyeden oluşan asıl komisyonun çalışmaları devam ederken, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’dan gelen "uzlaşma sağlandı" açıklaması tartışmaların fitilini ateşledi. Komisyonun karar alma sürecine müdahale edildiğini savunan taraflar, henüz taslak metin dahi paylaşılmadan yapılan bu duyurunun demokratik süreçleri zedelediğini ifade ediyor.
"Parlamento Teamülleri Göz Ardı Ediliyor
Yapılan eleştirilerin odağında, komisyonun kurumsal kimliği ve çalışma prensipleri yer alıyor. 51 üyeli komisyonun iradesinin, henüz rapor taslağı tüm üyelere dağıtılmadan ve nihai sonuç raporu şekillenmeden açıklanması, "meclis iradesine ipotek koyma" girişimi olarak nitelendiriliyor. Siyasi gözlemciler, bu tür erken açıklamaların parlamentonun yerleşik teamüllerine aykırı olduğunu ve komisyonun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü belirtiyor.
"Sözde Umut Hakkı" ve Toplumsal Vicdan
Eleştirilerin bir diğer boyutu ise "umut hakkı" kavramının terör suçları bağlamında ele alınması. Açıklamada, terör örgütü PKK'nın saldırıları sonucu evlatlarını kaybeden şehit yakınlarının ve Türk milletinin hassasiyetlerine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"İmralı ile fotoğraf vermekten çekinen odakların, sözde 'umut hakkı' fırsatını dayatarak demokratlıklarını ispat etme çabası içerisinde oldukları görülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki terör saldırılarıyla umutları sönen şehit yakınları ve asil Türk milleti, bu siyasi hamleleri hafızasına mutlaka not edecektir."
Şehit Yakınlarının Tepkisi Bekleniyor
Toplumsal adaletin zedelendiğini savunan kesimler, terör örgütü liderleri veya mensupları için gündeme getirilen hukuki düzenlemelerin, terörle mücadele azmini kırabileceği uyarısında bulunuyor. Komisyonun bundan sonraki süreçte nasıl bir yol izleyeceği ve Aksakal’ın iddia ettiği "uzlaşma"nın diğer partiler tarafından teyit edilip edilmeyeceği merak konusu.




