TBMM'de muhalefet partilerinin kurumsal işbirliğiyle kurulan "Yeni Yol" meclis grubu, haftalık olağan değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi. Kürsü önünde yer alan Gelecek Partisi amblemiyle ortak meclis grubuna hitap eden Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bayram süresince sahada gözlemlediği toplumsal soruları, son dönemde gündeme gelen idari ve hukuki kavramları ve uluslararası ilişkiler eksenindeki stratejik gelişmeleri masaya yatırdı.

Vatandaş Gelecek Planlamasını Ve İdari Süreçleri Sorguluyor

Konuşmasının ilk bölümünde Kurban Bayramı vesilesiyle gerçekleştirdikleri saha ziyaretlerindeki toplumsal gözlemlerini paylaşan Ahmet Davutoğlu, vatandaşların ülkenin genel gidişatı ve geleceğe yönelik kurumsal adımlar konusunda şeffaflık beklediğini ifade etti. Toplumun farklı kesimlerinin zihninde oluşan sorulara dikkat çeken Davutoğlu, şu hususları dile getirdi:

"Geçtiğimiz bayram döneminde, neşe ve coşkudan ziyade geleceğe yönelik yapısal sorgulamaların öne çıktığı bir süreci hep birlikte yaşadık. Bayram ziyaretlerinde bir araya geldiğimiz vatandaşlarımız, ülkenin yönetim mekanizmaları, geleceğe yönelik idari planlamalar ve makroekonomik istikrar konusunda net sorular yönelttiler. Toplumun en güçlü idari savunucularından, sokağa kadar her kesim, karar alma süreçlerinin perde arkasını ve kurumsal şeffaflığı merak etmektedir. Siyaset kurumu, halkın kafasındaki bu sorulara açık, net ve rasyonel cevaplar üretmekle mükelleftir."

Hukuki Bir Tanım Olarak Mutlak Butlan Ve Kayyum Süreçleri

Son dönemde yerel yönetimler ve kurumsal hukuk işleyişi üzerinden kamuoyunun gündemine giren yeni kavramlara da değinen Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, anayasal normların önemine vurgu yaptı. Hukuki terimlerin doğru anlaşılması gerektiğini belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

Son idari tasarrufların ardından kamuoyu, 'kayyum' uygulamasının yanı sıra hukuk literatüründe yer alan 'mutlak butlan' kavramıyla da tanışmıştır. İdari işlemlerin yasal zeminindeki sakatlıkları veya geçersizlik hallerini ifade eden butlan kavramının, kamu vicdanında ve anayasal sınırlarda net bir şekilde tanımlanması gerekir.

Eğer halkımız olan biten idari süreçlerden tam olarak haberdar olamayıp bu sorularla baş başa kalıyorsa, siyasetin net ve kurumsal bir dille, tabiri caizse kitabın ortasından konuşarak zihinsel bir netlik sağlaması elzemdir.

Burdur Gölü Kısmında Görsel Şölen
Burdur Gölü Kısmında Görsel Şölen
İçeriği Görüntüle

Devlet Aklı İle Siyasi Alan Arasındaki Çizgi Korunmalıdır

Konuşmasında son günlerde sıkça tartışılan 'devlet aklı' kavramına da felsefi ve idari bir açıklık getiren Ahmet Davutoğlu, uluslararası ilişkilerdeki gelişmelere değindi. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın da işaret ettiği küresel gelişmeleri anımsatan Davutoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu vizyonu çerçevesinde yürütülen İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords) sürecine değindi.

Türkiye'nin küresel ölçekteki diplomatik rasyolarının ve milli menfaatlerinin her türlü iç siyasi mülahazanın üzerinde tutulması gerektiğini belirten Davutoğlu, "Devlet aklı, kurumların tarihsel tecrübesinin getirdiği kurumsal bir akıldır; son derece doğrudur ve gereklidir. Ancak, ne zaman siyasi alanın ve sivil siyaset mekanizmasının zayıfladığı hissedilse, belli çevrelerin 'devlet aklını biz temsil ediyoruz' iddiasıyla ortaya çıkması demokratik teamüllerle bağdaşmaz. Sivil siyaset ile kurumsal devlet tecrübesi arasındaki dengeyi ve bağı keskin ve sağlıklı bir şekilde korumak, rasyonel bir yönetim anlayışının en temel şartıdır" diyerek konuşmasını tamamladı.