Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aile hukukunu yakından ilgilendiren kritik bir karara imza attı. Eşlerden birinin diğerine sürekli olarak "Seninle evlendiğime pişmanım" ifadesini kullanmasının, sadece bir tartışma değil, "duygusal şiddet" ve "onur kırıcı davranış" olduğu tescillendi. Bu karar, artık benzer söylemlerin boşanma davalarında "ağır kusur" olarak değerlendirilip tazminat yükümlülüğü doğuracağını gözler önüne serdi.
Bursa’daki Davada Borsa Bağımlılığı Ve Psikolojik Şiddet
Bursa’da yaşanan ve Aile Mahkemesi’ne taşınan olayda, çiftin boşanma süreci karşılıklı suçlamalarla oldukça karmaşık bir hal aldı. Davacı kadın, eşinin borsa bağımlılığı nedeniyle ailesiyle ilgilenmediğini, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü ve sürekli "Seninle evlendiğime pişmanım" sözüne maruz kaldığını mahkemeye taşıdı. Ayrıca kadının iddiaları arasında; eşinin ailesine karşı saygısızlığı, evlilik birliği süresince uzun süreli cinsel birlikteliğin olmaması ve hasta çocuklarıyla ilgilenmemesi gibi ağır ithamlar yer aldı.
Davalı erkek ise tüm bu suçlamaları reddederek, eşinin öfkeli ve baskıcı bir tutum sergilediğini savunarak karşı davacı oldu.
Mahkemeden "Ağır Kusur" Vurgusu
Yerel mahkeme, delilleri incelediğinde davalı erkeğin; eşine ve annesine küfür ve hakaret etmesini, farklı odada yatarak yatağı ayırmasını ve eşine "Evlendiğime pişmanım" diyerek onur kırıcı davranışlarda bulunmasını "ağır kusur" olarak niteledi. Mahkeme, kadının "az", erkeğin ise "ağır kusurlu" olduğuna hükmederek erkeğin tüm tazminat taleplerini reddetti.
Tazminat Ve Nafaka Miktarı İstinafta Katlandı
Kararın istinafa taşınmasıyla birlikte mağdur kadının lehine olan hükümler daha da güçlendi. Bölge Adliye Mahkemesi, çocuğun nafakasını yükseltirken, kadın yararına ödenmesine karar verilen tazminat miktarını da önemli ölçüde artırdı. 35 bin TL maddi, 60 bin TL manevi tazminatın davalı erkek tarafından ödenmesine karar verildi.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: Onur Kırıcı Davranış
Temyiz üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin ve istinafın kararını yerinde bularak onadı. Böylece, evlilik birliği içinde eşe karşı kullanılan "pişmanlık" temalı ifadelerin, boşanma davasında karşı tarafı tazminat ödemeye mahkûm edecek bir "duygusal şiddet" olduğu hukuksal olarak kesinleşmiş oldu.


