Küresel teknoloji yarışında vites yükselten Türkiye, dijital altyapısını güçlendirmek ve geleceğin teknolojilerine yön vermek adına tarihi bir adım atıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yıldız Teknik Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen İş'te Yapay Zeka Mezuniyet Töreni'nde yaptığı ufuk açıcı konuşmada, ülkenin dijital geleceğini şekillendirecek devasa yatırım hedeflerini duyurdu. Kamunun gücünü özel sektörün dinamizmiyle birleştireceklerini belirten Bakan Kacır, veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına tam üç milyar dolarlık dev bir kamu kaynağı sunulacağının müjdesini verdi. Bu stratejik hamlenin, özel sektör tarafında on milyar dolarlık devasa bir yatırımı tetikleyeceğini ifade eden Kacır, böylelikle toplamda on üç milyar dolarlık dev bir teknoloji ekonomisinin çarklarının dönmeye başlayacağını vurguladı. Kamunun kendi yatırım programları içindeki harcamalarının en az yüzde ikisinin doğrudan yapay zeka projelerine kanalize edileceğini belirten yetkililer, bu kararlı adımların sonucunda Türkiye ekonomisinde bir trilyon lirayı aşan yepyeni bir değerin ortaya çıkacağını öngörüyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla hareket eden yönetim, sadece donanımsal yatırımlarla sınırlı kalmayıp, akıl terinin ve yenilikçi fikirlerin önündeki tüm engelleri birer birer kaldırmayı en temel misyonu olarak benimsiyor.
Araştırma Ve Geliştirme Ekosisteminde Küresel Rekabet Dönemi
Türkiye'nin teknoloji alanında son yirmi üç yılda katettiği olağanüstü mesafeyi rakamlarla gözler önüne seren Bakan Kacır, ülkenin adeta dev bir araştırma ve geliştirme üssüne dönüştüğünü kanıtladı. Bugün itibarıyla ülke genelinde faaliyet gösteren yüz on dört teknoparkın, on üç binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yaptığını belirten Kacır, bu rakamların Türkiye'nin yenilikçi potansiyelinin en net göstergesi olduğunu dile getirdi. Bin yedi yüzden fazla araştırma ve geliştirme ile tasarım merkezinin harıl harıl çalıştığı bu dinamik ekosistemde, insan kaynağındaki artış da dikkatlerden kaçmıyor. Geçmişte sadece yirmi dokuz bin seviyelerinde olan nitelikli personel sayısının bugün 311 bin barajını aştığını ifade eden Kacır, bu beyin gücünün ürettiği ekonomik hacmin ise bir virgül iki milyar dolardan on dokuz virgül dokuz milyar dolara fırladığını gururla paylaştı. Türkiye'nin milli gelirinin yüzde bir buçuğunu doğrudan bilimsel çalışmalara ve teknolojik araştırmalara ayıran bir yapıya kavuştuğunun altını çizen Bakan, bu oranların İtalya ve İspanya gibi Avrupa'nın köklü sanayi devleriyle eşdeğer bir seviyeye ulaştığını belirterek, kurulan bu devasa ekosistemin mimarının şüphesiz nitelikli beşeri sermaye olduğunu vurguladı.
Yüz Bin Profesyonel Ve Beş Milyon Vatandaşa Dijital Eğitim Seferberliği
Dünyanın daha önce hiç tanık olmadığı hızda bir dönüşüm evresinden geçtiğini ve ortaya çıkan her yeni teknolojinin bireysel yaşamdan kamu yönetimine kadar tüm katmanları derinden sarstığını belirten Bakan Kacır, bu değişimin öncülerinin gençler olduğunu ifade etti. Gencecik beyinlerin yirmili ve otuzlu yaşlarda kurdukları girişimlerle, devasa bütçeli geleneksel şirketlerin on yıllardır başaramadıklarını kısa sürede hayata geçirdiklerini ve dünyayı yeniden şekillendirdiklerini anlatan Kacır, bu potansiyeli doğru yönlendirmenin önemine değindi. Yapay zekanın sadece belirli ülkelerin veya dev şirketlerin tekelinde, etik kurallardan yoksun bir şekilde büyümesinin insanlık için büyük bir tehdit oluşturacağına inanan yönetim, teknolojinin insanlığın refahı ve ortak yararı için geliştirilmesi gerektiği prensibini merkeze alıyor. Bu doğrultuda çok agresif bir eğitim programı başlatacaklarını duyuran Bakan, önümüzdeki iki yıl içerisinde seksen bir ilin tamamında kurulacak yapay zeka okuryazarlığı atölyeleri sayesinde tam beş milyon vatandaşa temel teknoloji eğitimleri verileceğini açıkladı. Hedefin sadece okuryazarlıkla sınırlı kalmadığını, sektöre yön verecek yüz bin yapay zeka uygulama profesyonelinin yetiştirileceğini belirten Kacır, Türkiye'nin dijital dönüşümde insan kaynağı sorunu yaşamayacağının teminatını verdi.
Yerli Veri Güvenliği Ve Savunma Sanayisindeki Başarının Sivil Alana Taşınması
Teknoloji çağında verinin altından ve petrolden çok daha kıymetli bir maden olduğunun bilinciyle hareket eden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, veri güvenliği ve milli algoritmalar konusunda da net çizgiler belirliyor. Ülkenin ürettiği verinin yurt içinde kalmasının hayati bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu savunan Bakan Kacır, bu verilerin tamamen yerli modellerle işlenerek ekonomik bir değere dönüştürülmesi için geliştiricilere eşsiz fırsatlar sunulacağını belirtti. Bu kapsamda kamunun elinde bulunan devasa büyük veri havuzunun kapıları, Türk yapay zeka geliştiricilerine ardına kadar açılıyor. En az iki bin farklı kamu veri setinin, tamamen yerli ve milli çözümler üretilebilmesi maksadıyla mühendislere sunulacağı belirtilirken, bu hamlenin ülkenin dijital merkez olma vizyonunu perçinleyeceği ifade ediliyor. Türkiye'nin savunma sanayisinde dünyadaki ilk beş ülkeden biri olduğunu, özellikle yeni nesil insansız hava araçları gibi kritik branşlarda zirveye yerleştiğini hatırlatan Kacır, bu destansı başarının tamamen ambargolara, kısıtlamalara ve dış baskılara karşı verilen amansız bir mücadelenin eseri olduğunu vurguladı. Sadece dışarıdan sistem entegre eden bir ülke olmaktan çıkıp, çekirdek bileşenlerden alt sistemlere kadar teknolojinin her safhasında milli kabiliyetler geliştirdiklerini belirten Bakan, savunma sanayisinde ispatlanan bu sarsılmaz iradenin ve büyük başarının artık sivil teknoloji alanlarına, yapay zekaya ve veri merkezlerine de dalga dalga yayılacağının müjdesini verdi.



