Güney Amerika kıtasının önemli ülkelerinden Venezuela, tarihinin en sarsıcı ve karanlık günlerinden birini yaşıyor. Ülke genelinde kısa aralıklarla kaydedilen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki korkunç deprem, geride tarif edilemez bir enkaz, derin bir acı ve büyük bir kaos bıraktı. Sarsıntının inanılmaz şiddetiyle çok sayıda yüksek katlı bina saniyeler içinde un ufak olurken, şehirlerin hayati önem taşıyan altyapısı tamamen çöktü. Sadece modern binalar değil, özellikle dar ve eski ara sokaklarda bulunan müstakil evlerin de kağıt gibi ezildiği rapor ediliyor. Dağlık ve yüksek eğimli bölgelerde ise ana sarsıntının tetiklediği şiddetli heyelanlar, bilançonun çok daha ağırlaşmasına neden oluyor. Toprak kaymaları yüzünden birçok yerleşim yerine kara yoluyla ulaşım kesilirken, arama kurtarma ekipleri beton yığınları altında nefes almaya çalışan insanları kurtarmak için adeta zamanla amansız bir yarış içine girdi. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez, yaşanan bu benzeri görülmemiş felaketin ardından yaptığı ilk resmi açıklamada durumun vehametini açıkça ortaya koyarak, en az 32 vatandaşın hayatını kaybettiğini ve 700 civarında insanın çeşitli yerlerinden yaralandığını uluslararası kamuoyuna duyurdu. Ancak enkaz kaldırma çalışmaları ilerledikçe bu acı rakamların hızla tırmanmasından derin bir endişe duyuluyor.

Her Yer Cehennem Gibi Sözleriyle Yıkımı Anlattı

Bu devasa felaketin tam merkezine çok yakın noktalardan biri olan La Guaira kentinde 16 yıldır ailesiyle birlikte yaşamını sürdüren Türk vatandaşı İbrahim Eser, depremin yarattığı o kıyamet benzeri manzarayı kendi imkanlarıyla cep telefonu kamerasına kaydetti. Çevresindeki akılalmaz yıkımı görüntüleyen Eser'in dudaklarından dökülen çaresiz sözler, bölgedeki dehşetin en net özeti niteliğindeydi. Kaydettiği videolarda çevresini göstererek her yerin cehenneme döndüğünü ve tek bir yapının bile ayakta kalamadığını haykıran Eser, deprem sebebiyle bazı yerlerde toprak kaymaları meydana geldiğini de dile getirdi. Eser'in paylaştığı görüntülerde, depremden sonra yanan çok katlı bir binanın tüyler ürperten anları da yer alıyor. Yaşanan bu büyük felaketi birebir tecrübe eden görgü tanıklarının ilk ağızdan aktardığı bu trajik detaylar, durumun resmi yetkililerin açıkladığı rakamlardan çok daha vahim olabileceği gerçeğini de acı bir şekilde yüzlere çarpıyor.

Kurtarma Ekipleri Zamana Karşı Yarışıyor

Meydana gelen bu çifte deprem şokunun ardından basın toplantısı düzenleyen Rodriguez, ülke genelinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini duyurdu. Göçük altında kalan ve halen yaşam belirtisi veren vatandaşlar için hem profesyonel arama kurtarma birimleri hem de sivil halk, umutlu bekleyişini sürdürüyor. Hastanelerin acil servislerinin kapasitesinin çok üzerinde dolup taştığı, temiz kan ve acil tıbbi malzeme ihtiyacının had safhaya ulaştığı felaket bölgesinde yetkililer, uluslararası toplumdan gelecek acil yardım çağrılarına kilitlenmiş durumda. Yıkılan köprüler, derin çatlaklar oluşan otoyollar ve tamamen kopan iletişim hatları nedeniyle sahadaki lojistik koordinasyon son derece büyük zorluklarla sağlanabiliyor. Evleri yıkılan veya hasar gören on binlerce insan için sokaklarda başlayan barınma ve temiz su sorunu ise hayatta kalanlar adına yeni bir insani krizin kapısını aralıyor.