İstanbul'un en eşsiz kültürel ve tarihi miras alanlarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, yasal devir ve tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde yeniden kapılarını açtı. Tarihi sarnıcın dokusunun korunması ve ziyaretçi güvenliğinin sağlanması amacıyla gerçekleştirilen acil teknik inceleme, bakım ve onarım çalışmaları hızla neticelendirildi. Gerekli tüm hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte sarnıç, bugün saat 09.00 itibarıyla yerli ve yabancı turistleri yeniden ağırlamaya başladı.
Vatandaşlara Haziran Ayı Boyunca Ücretsiz Giriş Müjdesi
Vakıflar Genel Müdürlüğü, sarnıcın yeniden ziyarete açılmasıyla birlikte yerli turistleri sevindirecek önemli bir duyuruya imza attı. Türk vatandaşlarına Haziran ayı boyunca tarihi yapıyı tamamen ücretsiz bir şekilde gezme imkanı tanındığı açıklandı. Haziran ayının sona ermesiyle birlikte ise sarnıç, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Müzekart uygulamasına dahil edilecek. Bu sayede yerli ziyaretçiler, yıl boyunca avantajlı bir şekilde bu ikonik mirası ziyaret etmeye devam edebilecek. Uygulanan bu yeni politikalarla birlikte tarihi alana yönelik yerli turist ilgisinin rekor seviyelere ulaşması öngörülüyor.
Yasal Devir Süreci Ve Vakıf Kayıtları Açıklandı
Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetine ve devir sürecine ilişkin merak edilen hukuki detaylar da resmi makamlarca paylaşıldı. Yapılan açıklamada, sarnıcın 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca mazbut vakıflar adına tescil edildiği ve tahliye işlemlerinin 2 Haziran 2026 tarihi itibarıyla sorunsuz bir şekilde tamamlandığı belirtildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, devir sürecinin tamamen arşiv kayıtları, uzman raporları ve yasal mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünün altını çizdi. Çetin, 1921 tarihli Evkaf-ı Hümayun Nezareti tezkereleri ile 1926-1928 yıllarına ait kadastro kayıtlarına göre yapının; Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet Han (Ayasofya) Vakfı ve Kanuni Sultan Süleyman Han (Kırk Çeşme) Vakfı başta olmak üzere vakıf su sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu kanıtlarıyla ortaya koydu.
Antik Olması Vakıf Hukukunu Değiştirmez
Sürecin başından bu yana kamuoyunda dile getirilen yapının Bizans dönemi kökenli olduğu ve bu sebeple vakıf hukukuyla ilişkilendirilemeyeceği yönündeki iddialara da net bir yanıt verildi. Vakıflar Kanunu'nun ilgili maddesine işaret eden Levent Çetin, antik dönemden devralınan bu tür anıtsal yapıların asırlar boyunca Osmanlı vakıflarının devasa bütçeleriyle onarıldığını, korunduğunu ve aktif olarak işletildiğini hatırlattı. Çetin, "Yerebatan Sarnıcı, yüzyıllar boyunca Osmanlı vakıf sistemi içerisinde işletilmiş, bakımı yapılmış ve vakıf hayratlarına su dağıtan hayati bir merkez olmuştur. Yapının kökeninin antik döneme dayanması, asırlar boyu vakıf eliyle yaşatıldığı gerçeğini değiştiremeyeceği gibi, yapının üzerindeki güçlü vakıf hukukunu da hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz" ifadelerini kullandı.





