Küresel iklim değişikliğinin mevsimsel geçiş geometrisini keskinleştirdiği günümüzde, bahar ve yaz aylarının getirdiği atmosferik değişimlerin insan psikolojisi ve nörobiyolojik ritimler üzerinde asimetrik riskler barındırdığı tescil edildi. Toplum genelindeki "yaz mevsimi mutluluk getirir" şeklindeki yaygın inanışın rasyonel bir temeli olmadığını belirten uzmanlar, artan sosyallik, termal sıcaklık ve gün ışığı sürelerinin bazı psikiyatrik tabloları derinleştirebileceği yönünde mülki sağlık birimlerini ve sivil kamuoyunu uyardı.
Biyolojik Saat Ve Sirkadiyen Ritim Dezenformasyonu
Edinilen klinik psikiyatri ve sirkadiyen (biyolojik saat) ritim analizi verilerine göre; Medical Park Göztepe Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Alparslan Asil Budaklı, mevsim geçişlerinin yalnızca bir hava değişimi olarak algılanmaması gerektiğini rasyonel kanıtlarla ortaya koydu. Gün ışığının uzamasının, uyku-uyanıklık döngüsünü, iştah mekanizmasını ve metabolik enerji düzeyini doğrudan sevk ve idare eden biyolojik saati dezenformasyona uğratabildiğini tescil eden Uzm. Dr. Budaklı, bu durumun bazı bireylerde anksiyete, uykusuzluk ve depresif semptomları tırmandırdığına dikkat çekti.
Özellikle herkesin mutlu göründüğü bir rekreasyonel periyotta kişinin kronik isteksizlik ve mutsuzluk yaşamasının asimetrik bir psikolojik baskı oluşturduğunu ifade eden Budaklı, sabahları uyanmakta zorlanma ve sürekli anhedoni (hayattan keyif alamama) durumunun iki haftayı aşması halinde profesyonel klinik desteğin hayati olduğunu bildirdi.
Sıcaklık, Dehidrasyon Ve Panik Atak İlişkisi
Küresel ısınmanın etkisiyle eskiden mart-nisan aylarında tescil edilen mevsimsel psikiyatrik belirtilerin artık mayıs, haziran ve temmuz aylarına kadar uzandığına dikkat çeken Uzm. Dr. Budaklı, yaz mevsiminin getirdiği metabolik risk faktörlerini şu şekilde sınıflandırdı:
-
İleri yaştaki geriatrik popülasyonda ve demans (bunama) hastalarında, sıcaklığa bağlı sıvı kaybının (dehidrasyon) elektrolit dengesini bozarak zihinsel işlevlerde akut dalgalanmalara ve deliryum adı verilen ağır bilinç bulanıklığı tablosuna yol açması,
-
Sıcak hava ve sıvı yetersizliği nedeniyle taşikardi (kalp atım hızının asimetrik yükselmesi) yaşayan anksiyete hastalarının, bedensel sinyallere aşırı odaklanarak panik atak döngüsüne girmesi,
-
Artan gün ışığı ve kısıtlanan uyku sürelerinin, bipolar bozukluğu olan bireylerde kontrolsüz harcama, riskli davranış ve hiperaktivite ile karakterize olan mani veya hipomani ataklarını resen aktive etmesi.
İlaç Kullanan Hastalarda Toksisite Ve Akut Hayati Tehlike
Psikofarmakolojik tedavi gören hastalar için yaz mevsiminin yüksek bir klinik takip gerektirdiğini belirten Uzm. Dr. Alparslan Asil Budaklı, özellikle antipsikotik ve antikolinerjik ilaç gruplarının vücudun termoregülasyon (ısı düzenleme) mekanizmalarını bozarak sıcak çarpması riskini artırdığını tescil etti. Bipolar bozukluk tedavisinin majör bileşeni olan lityum kullanımına dair de kritik bir uyarıda bulunan Budaklı; terleme yoluyla yaşanan sıvı ve tuz kayıplarının, kandaki lityum konsantrasyonunu asimetrik olarak yükselterek lityum toksisitesine (zehirlenmesine) sebebiyet verebileceğini, bu nedenle tedavinin kesinlikle hekim takibinde ve yoğun sıvı enjeksiyonuyla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Ayrıca şizofreni ve diğer psikotik bozukluklarda uyku hijyeninin bozulmasının klinik alevlenmeleri tetiklediğini hatırlatan uzmanlar, "Ben bir yüküm", "Keşke hiç uyanmasam" gibi sözel intihar dezenformasyonlarının veya aniden gelişen içe kapanma/sakinlik hallerinin mülki asayiş ve sağlık birimleri tarafından mutlak surette ciddiye alınması gerektiğini beyan etti.



