Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
Değerli büyükelçiler ve farklı ülkelerde zirveye teşrif eden misafirlerimizi selamlıyorum. Uluslararası Adalet Zirvesi programında sizlerle birlikte olmaktan gurur duyuyorum. İstanbul'a hoş geldiniz.
Uluslararası Adalet Zirvesi, ülkelerimiz ve halklarımızı için hayırlı olsun. Adalet zirvemiz hayırlı olsun. Burada yapılan oturumları çok kıymetli buluyorum. Tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
Zirvenin ev sahipliğini yapan Adalet Bakanlığımızı ve bakanımızı tebrik ediyorum.
Şu anda farklı ülke ve bölgelerden gelen konuklarla bu salonda bir aradayız. Hepimizin farklı adalet sistemleri var. Burada temsil edilen devletin ve milletin kendine has hukuk geleneği var.
Adalet dediğimizde hepimizin zihnin beliren düşünce aynıdır. Adalet haklıya hakkının teslim edilmesidir. Güçsüzün güçlüye ezdirilmesidir. Adalet devletin üzerine inşa edildiği temeldir. Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Eşitliğin terk edildiği yerde adalet olmaz.
Devletin en temel sorumluluğu adaleti tesis etmektir. Adalet küresel barışı temin etmek için de vardır. BM'nin 1 maddesi uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasıdır. Adalet olmadan barış sağlanamaz. Güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle ile karşı karşıyayız.
Mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını herkes biliyor. Uluslararası anlaşmalar ve mahkemelerin verdikleri kararlar uygulanmaz durumda. Her şey ayaklar altına alınmış durumdadır.
Bunları hamaset olsun diye söylemiyoruz. Bunlar yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var.
Hürmüz'deki tıkanıklık çözülemedi. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş 4,5 yıldır sürüyor. Yemen, Sudan ve diğer bölgelerde neler yaşandığını görüyoruz.
Hepsinden önemlisi Gazze'de insanlar dünyanın gözü önünde siviller vahşice öldürülüyor. 75 binden fazla Gazzeli katledildi. Savaşta bile dokunulmaması gereken okullar, hastaneler ve diğer yerler bombalanıyor.
Kendini uluslararası hukuktan üstün gören soykırım şebekesi Gazze dünyanın en büyük toplama kampına döndü. Geçtiğimiz yıl tesis edilen ateşkes İsrail tarafından delindi. Kudüs'teki kutsal mekanlar saldırıya uğradı.
İsrail, bölgenin huzurunu ve barışını kendisi için tehdit olarak görüyor.
Suç işleyip ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir.
"BU OTURUMLARI ÇOK KIYMETLİ BULDUĞUMU ÖZELLİKLE İFADE EDİYORUM"
Zirvede ele alınan uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet ve göç yönetimi gibi başlıkların günümüz dünyası için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti;
“Uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada uluslararası adalet, göç ve sorumluluk paylaşımı gibi hem güncel hem de kapsamlı meseleleri ihtiva eden bu oturumları çok kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.
Bu anlamda iki gün boyunca fikir ve görüşlerini ifade eden, değerlendirmeleriyle zirveye katkı veren tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
daletin geleceği, insanlık için ortak sorumluluk temasıyla tertiplenen bu zirvenin adalet, hukuk devleti ve uluslararası iş birliği alanlarında ortak bir zemin oluşturmasını; farklı hukuk sistemleri arasındaki diyalog ve etkileşimi güçlendirmesini, hukuk diplomasisi faaliyetlerine yeni bir ivme kazandırmasını canıgönülden temenni ediyorum.
Zirvenin başarıyla ev sahipliğini yapan Adalet Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini gönülden tebrik ediyor, organizasyona emeği geçen tüm kardeşlerime ayrıca tebriklerimi, takdirlerimi iletiyorum.”
"ADALET HAKLIYA HAKKININ TESLİM EDİLMESİDİR"
“Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmek isterim: Bakınız, şu anda farklı ülkelerden, farklı bölgelerden gelen konuklarımızla bu tarihi salonda bir aradayız. Vatandaşı olduğumuz devletlerin, mensubu olduğumuz milletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin, her milletin kendine has bir hukuk geleneği, kuralları, manzumesi, birbirinden farklı teamülleri var.
Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz, hukuku tatbik etme biçimlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce, zannediyorum aynıdır. Adalet; haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet; güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet; mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet; devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet, insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkuresidir.”
"BİR AVUÇ ELİTİN 4 MİLYAR İNSANDAN DAHA FAZLA İMKANA SAHİP OLMASI ADİL MİDİR?
“81 yıl önce imzalanan BM şartının 1. şartının uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir. Bugün ne yazık ki ağır yara almış güven ve erozyona uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız.
Sadece 5 vetonun yetki hakkının olmasının adil olmadığının hepimiz farkındayız. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Mahkemelerin verdiği kararlar uygulanamaz durumda. Neresinden tutasınız elimizde kalan bir sistem var.
Ülkeler arasındaki makas giderek açılıyor. Bir yanda yoksulluk var, diğer yandan bir kesim sistemin tüm nimetlerinden yararlanıyor. Bir avuç elitin 4 milyar insandan daha fazla imkana sahip olması adil ve hakkaniyetli midir?”





