Türkiye, AR-GE ve ileri teknoloji odaklı yatırımlarıyla tarımın stratejik gücü olan tohumculuk sektöründe küresel bir dev haline geliyor. 2018 yılında yüzde 108 seviyesinde olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 141’e ulaşarak tarihi bir rekora imza attı. Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, gelinen noktanın sadece bir ekonomik başarı değil, aynı zamanda milli güvenlik stratejisi olduğunu vurguladı.
Artık Bir İhracat Ülkesiyiz
2000’li yıllarda atılan yasal adımlar ve kamu-özel sektör iş birliğiyle ivme kazanan sektör, geleneksel yöntemleri geride bırakarak modern bir yapıya kavuştu. Başkan Yıldırım, sektörün geldiği noktayı şu sözlerle özetledi: "2018'den bu yana ciddi bir ihracatçı ülke konumundayız. 2018’de yüzde 108 olan karşılama oranı, bugün yüzde 141’e yükseldi. Tohumculuk artık ülkelerin milli güvenlik konseptleri içerisinde değerlendirilen en kritik endüstrilerden biri."
Hedef: Dünya Genelinde İlk 5
Küresel tohum ticaretinde halihazırda dünya 10'uncusu olan Türkiye'nin yeni vizyonu, zirveye daha yakın bir noktaya ulaşmak. ABD, Çin ve Fransa gibi sektör devlerinin ardından ilk 5 ülke arasına girmeyi hedeflediklerini belirten Yıldırım, stratejilerini şu başlıklarla açıkladı:
-
Uzun vadeli ve sürdürülebilir AR-GE planlamalarıyla verimliliğin artırılması.
-
1-5 Aralık'ta Antalya'da gerçekleştirilecek olan Uluslararası Asya Tohumculuk Kongresi gibi dev organizasyonlarla pazar payının genişletilmesi.
-
Şu an 117 ülkeye tohum, fidan ve süs bitkileriyle birlikte toplam 130 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor.
Hangi Gruplarda Öne Çıkıyoruz
Türk tohumculuk sektörü, ürün yelpazesindeki çeşitlilikle de dikkat çekiyor. Özellikle hububat grupları, mısır ve ayçiçeğinde yüksek rekabet gücüne sahip olan Türkiye, sebze tohumculuğunda da global ölçekte faaliyet gösteren güçlü firmalara ev sahipliği yapıyor.
Başkan Yıldırım, Asya Pasifik pazarının dünya tohum ticaretinin yüzde 30’una hükmettiğine dikkat çekerek, bu bölgedeki stratejik hamlelerin Türkiye’nin ihracatını yeni rekorlara taşıyacağının altını çizdi. Türkiye, teknoloji odaklı tarım politikalarıyla, gıda arzı güvenliğini garanti altına alırken global pazarda da vazgeçilmez bir tedarikçi olmaya devam ediyor.




