Milyonlarca araç sürücüsünü yakından ilgilendiren ve son günlerde sosyal medya platformlarında adeta bir çığ gibi büyüyen trafik radar sistemlerinin özel şirketlere devredileceği söylentilerine karşı en yetkili ağızdan net bir açıklama yapıldı. Sürücüler arasında büyük bir kafa karışıklığına ve haklı bir tepkiye yol açan bu iddiaların ardından devreye giren Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına kapsamlı bir duyuru yayınladı. Merkezin yaptığı yazılı açıklamada, radar sistemlerinin özelleştirileceği ve bundan böyle trafik cezalarının özel sektör firmaları tarafından kesileceği yönündeki söylentilerin tamamen hayal ürünü ve gerçek dışı olduğu ifade edildi. Kamu kurumlarının güvenilirliğini hedef alan bu tür haberlerin gerçeği yansıtmadığı vurgulandı.
Ceza Yazma Yetkisi Kanunla Sadece Kamu Görevlilerine Verilmiştir
Devletin resmi kurumları tarafından yapılan detaylı bilgilendirmede, hukuki çerçevenin son derece açık olduğuna dikkat çekilerek ilgili trafik kanunu işaret edildi. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 114'üncü maddesi gereğince, trafikte idari para cezası karar tutanağı düzenleme yetkisinin münhasıran kamu görevlilerinin tekelinde olduğu hatırlatıldı. Bu kapsamda, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan deneyimli trafik personelinin yanı sıra, yalnızca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün yetkili kılınmış personeli ceza kesme hakkına sahip bulunuyor. Mevzuatın bu kadar net sınırlarla çizildiği bir ortamda, herhangi bir özel şirketin veya sivil kuruluşun sürücülere ceza makbuzu düzenleyebilmesinin hukuken kesinlikle mümkün olmadığı bir kez daha altı çizilerek belirtildi.
Elektronik Sistemler Sadece Tespit Yapar
Kamuoyunda yanlış anlaşılan bir diğer önemli husus olan elektronik denetleme mekanizmalarının işleyişi de bu net açıklama ile birlikte tamamen aydınlığa kavuştu. Trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yollara kurulan Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ve Elektronik Denetleme Sistemleri gibi üst düzey teknolojik altyapıların, yalnızca kural ihlallerini tespit eden otonom mekanizmalar olduğu vurgulandı. Bu yüksek teknolojili kameralar ve akıllı radar cihazları tarafından elde edilen ham veriler ve görüntüler, doğrudan bir cezai işleme dönüşmüyor. Sistemin kaydettiği tüm ihlaller, o sırada görev başında olan trafik polisi veya jandarma ekipleri tarafından titizlikle incelendikten sonra resmi bir cezai işleme dönüştürülerek tutanak altına alınıyor. Dolayısıyla, bu sistemleri kuran, işleten veya bakımını yapan özel şirketlerin veri işleyip vatandaşa ceza yazma gibi bir yetkisinin hiçbir şekilde bulunmadığı kesin olarak netleştirildi.
Manipülatif Ve Asılsız Paylaşımlara Karşı Vatandaşlara Kritik Uyarı
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi yetkilileri, özellikle dijital çağda hızla yayılan asılsız haberlerin toplum üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek vatandaşlara oldukça önemli uyarılarda bulundu. Kamu düzenini bozmayı amaçlayan ve devlet kurumlarının şeffaflığını, güvenilirliğini zedelemeyi hedefleyen bu tür manipülatif içeriklere karşı son derece dikkatli ve bilinçli olunması gerektiği vurgulandı. Sosyal medya üzerinden kaynağı belirsiz hesaplar tarafından ortaya atılan, hiçbir resmi dayanağı ve kanıtı olmayan iddialara itibar edilmemesi istenirken, doğru bilgiye ulaşmak için yalnızca resmi devlet kurumlarının yapacağı açıklamaların referans alınması gerektiği önemle rica edildi. Trafik güvenliğini sağlamakla görevli personelin, kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde çalışmalarını aralıksız sürdüreceği bildirildi.


