Sinema dünyasının dahi çocuğu olarak nitelendirilen Christopher Nolan, Homeros'un antik çağlara uzanan ölümsüz destanı The Odyssey ile bir kez daha izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Ancak temmuz ayında vizyona girmesi planlanan yapımın fragmanı, YouTube üzerinden yayınlandığı ilk andan itibaren alışılagelmişin dışında bir tepkiyle karşılaştı. Fragmanın aldığı olumsuz tepkilerin beğeni oranını geride bırakması, sinema çevrelerinde şaşkınlık yaratırken, projenin vizyona girmeden dahi geniş çaplı bir kamuoyu tartışmasının fitilini ateşlediğini kanıtladı. Modern sinemanın en güçlü isimlerinden biri olan Nolan'ın, bu defa oldukça riskli bir anlatım dili seçtiği ve bu tercihin izleyici kitlesi tarafından farklı uçlarda değerlendirildiği gözlemleniyor.

Antik Yunan Destanı Modern Dille Mi Yorumlanmalı?

Fragmana gelen tepkilerin merkezinde, filmin diyalog yapısı ve karakterlerin çağdaş dünyayı yansıtan tavırları yer alıyor. Antik Yunan destanının mistik havasından ziyade modern bir atmosferin tercih edilmesi, eserin ruhuna zarar verdiği gerekçesiyle sıkça eleştiriliyor. Özellikle Helen of Troy karakterine hayat veren Lupita Nyong'o’nun seçimi sosyal medyada farklı kampların oluşmasına neden olurken, izleyicilerin bir kısmı bunun mitolojik anlatıya uygun bir yaklaşım olduğunu savunuyor. Diğer taraftan, "Starbucks önünde anlatılan bir destan" benzetmesiyle ifade edilen modern diyaloglar, sinema severlerin büyük bir kısmında "dönemin ruhunun yakalanamadığı" algısını oluşturmuş durumda. Bu durum, antik çağ hikayelerinin günümüz sinemasında yeniden yorumlanması konusunda ne kadar hassas bir dengenin korunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Trump’tan Avrupa’ya Göç Politikaları Üzerinden Sert Eleştiri
Trump’tan Avrupa’ya Göç Politikaları Üzerinden Sert Eleştiri
İçeriği Görüntüle

Akademisyenlerden Kutuplaşmaya Karşı Sakinleştirici Yanıtlar

YouTube ve sosyal medyadaki hararetli tartışmalar sürerken, sinema yazarları ve akademisyenlerden konuya farklı bir bakış açısı geldi. BBC'ye değerlendirmelerde bulunan Profesör Susan Deacy, mitolojik eserlerin tarihsel birer belge gibi değil, her çağda yeniden şekillenebilen canlı yapıtlar olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Nolan'ın sinematik dehasını "Rorschach yönetmeni" olarak tanımlayan film yazarı Tom Shone ise, yönetmenin eserlerinin izleyicinin kendi kişisel beklentilerine göre farklı yorumlanmasıyla ünlü olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, The Odyssey'nin böylesine güçlü bir tepkiyle karşılaşmasının aslında filmin ne kadar dikkat çekici bir kültürel fenomen haline dönüştüğünün en önemli göstergesi olduğu konusunda hemfikir. Vizyona girmesine az bir süre kala, antik bir hikayenin çağdaş kültürel tartışmalara nasıl dönüştüğü konusu, filmin başarısı kadar sinema tarihine de not düşülecek gibi görünüyor.