İstanbul'un kalbi Şişli'de bir araya gelen Asgari Ücret İnisiyatifi, giderek ağırlaşan yaşam koşullarına ve günden güne eriyen alım gücüne dikkat çekmek amacıyla geniş katılımlı bir protesto düzenledi. Bir alışveriş merkezinin önünde toplanan kalabalık, asgari ücretlilere ve emeklilere acilen ara zam yapılması gerektiğini yüksek sesle dile getirdi. Günlük yaşam maliyetlerinin altından kalkılamaz bir boyuta ulaştığını belirten vatandaşlar, mevcut maaşlarla ay sonunu getirmenin imkansız hale geldiğini vurguladı. Eylemde yapılan resmi basın açıklamasında, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürülebilmesi için asgari ücretin ve en düşük emekli aylığının en az yetmiş bir bin lira seviyesine yükseltilmesi gerektiği ifade edildi. Katılımcılar, askıda ekmek veya askıda fatura gibi geçici yardım modelleriyle hayatı sürdürmek istemediklerini, kendi emeklerinin karşılığı olan adil bir ücretlendirme sistemiyle ayakları üzerinde durmak istediklerini kararlılıkla belirttiler.
Büyüme Rakamlarına Ve TÜİK Verilerine Sert Tepki
Eylemin en dikkat çekici kısımlarından biri de ekonomi yönetiminin son dönemde sıklıkla dile getirdiği büyüme ve milli gelir artışı söylemlerine verilen sert yanıttı. İktidar temsilcilerinin Türkiye ekonomisinin lig atladığına ve alım gücü bakımından dünya sıralamasında üst basamaklara tırmandığına dair açıklamaları, meydandaki emekçiler tarafından gerçeklikten uzak olarak nitelendirildi. Yapılan konuşmalarda, eğer gerçekten milli gelirde ve alım gücünde bir yükseliş yaşanıyorsa, bu zenginliğin doğrudan halkın cebine yansıması gerektiği savunuldu. Zam oranlarının belirlenmesi sürecinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerin artık kamuoyunda inandırıcılığını yitirdiği öne sürülürken, pinpon topu hesabı olarak adlandırılan şeffaflıktan uzak yöntemlerle enflasyon sepeti oluşturulması şiddetle eleştirildi. Vatandaşlar, yapılacak herhangi bir zammın sarayın arka bahçesinde hazırlanan rakamlara göre değil, sokağın gerçek enflasyonuna ve mevcut kişi başına düşen milli gelire göre hesaplanmasını talep etti.
Siyasi Partilerden Ve Sivil Toplumdan Güçlü Destek
Asgari Ücret İnisiyatifi tarafından organize edilen bu anlamlı buluşma, toplumun farklı kesimlerinden ve siyasi arenadan da büyük destek gördü. Emekçilerin hak arayışına omuz vermek amacıyla Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Sosyalist Emekçiler Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi ve Sosyalist Dayanışma Platformu temsilcileri de eylem alanında hazır bulundu. Çeşitli sendika ve derneklerin de katılımıyla büyüyen kalabalık, taşıdıkları çarpıcı dövizlerle taleplerini görsel bir şölene dönüştürdü. Alanda yükselen pankartlarda yer alan kiraların uçuk, borçların çok, patronların tok olduğu yönündeki ifadeler, derinleşen gelir eşitsizliğini gözler önüne serdi. Bununla birlikte, ücretlere ve maaşlara yılda en az dört kez zam yapılması gerektiği yönündeki talepler, enflasyonist ortamda sabit gelirlilerin yaşadığı çaresizliğin en net göstergesi olarak kayıtlara geçti.
İktidarın Önceliklerine Yönelik Eleştiriler Ve Gelecek Beklentileri
Protesto boyunca sık sık iktidarın politikalarına ve önceliklerine yönelik eleştiriler de dile getirildi. Eylem komitesi tarafından okunan bildiride, ülkedeki milyonlarca işçinin, emekçinin ve emeklinin kirasını ödemekte zorlandığı, pazar poşetlerini dolduramadığı ve temel gıda maddelerine ulaşmakta güçlük çektiği acı bir gerçek olarak sunuldu. Yetki isteyen siyasi iradenin, halkın gerçek dertlerinden koptuğu iddia edilirken, yönetimin asıl odak noktasının halkın refahı değil, mevcut siyasi gücün korunması olduğu ileri sürüldü. Antidemokratik uygulamalar ve kayyum atamaları üzerinden yürütülen politikaların, ülkenin asıl kanayan yarası olan yoksulluğu gölgelemek için kullanıldığı vurgulandı. Şişli meydanından yükselen bu güçlü ses, sadece bir ücret artışı talebi olmanın ötesinde, daha adil, eşit ve yaşanabilir bir Türkiye için ortak bir itiraz niteliği taşıyordu.




