Türkiye'nin sağlık politikalarında yepyeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, katıldığı bir televizyon programında ülke gündemini yakından ilgilendiren oldukça çarpıcı açıklamalara imza attı. Toplum sağlığını tehdit eden unsurlara karşı yürütülen kapsamlı çalışmaların detaylarını kamuoyuyla paylaşan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde yepyeni bir model benimsediklerini vurguladı. Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli olarak adlandırılan bu yeni stratejinin temel yapı taşlarını anlatan Bakan Memişoğlu, Türk toplumunun karşı karşıya kaldığı en büyük üç sağlık riskini aşırı kilo, tütün ile teknoloji bağımlılığı ve hareketsiz yaşam olarak belirlediklerini ifade etti. Bu risk haritası doğrultusunda özellikle tütün ürünleriyle mücadelede vites yükseltileceğinin sinyalleri net bir şekilde verilmiş oldu.
Yeni Kanun Taslağı İçin Geri Sayım Başladı
Milyonlarca vatandaşı ve sektörü yakından ilgilendiren en önemli gelişme ise tütün mamullerine yönelik hazırlanan yeni yasal düzenleme oldu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara kullanımını asgari seviyelere indirmek amacıyla titizlikle yürütülen çalışmalar kapsamında yepyeni bir kanun taslağı hazırladıklarını ilk kez bu kadar net bir şekilde duyurdu. Hukuki ve idari sürecin tüm hızıyla devam ettiğini belirten Memişoğlu, hazırlanan metin üzerinde çok yönlü tartışmaların ve fikir alışverişlerinin sürdüğünü dile getirdi. Mevcut taslak üzerinde önümüzdeki günlerde bazı kritik değişikliklerin de yapılabileceğini aktaran Bakan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere milletvekilleri ve konuyla ilgili tüm paydaş kuruluşlarla görüşmelerin kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, yasanın birkaç ay içerisinde tamamen olgunlaşarak meclis gündemine taşınacağını kaydetti.
Temel Hedef Sigaranın Görünürlüğünü Ve Talebi Azaltmak
Hazırlanan bu devrim niteliğindeki yasa taslağının arka planındaki temel felsefe, sadece yasaklardan ziyade talebi ve özentiyi kırmaya odaklanıyor. Sağlık Bakanı Memişoğlu, hayata geçirilecek düzenlemenin asıl gayesini açıklarken özellikle gelecek nesillerin korunmasına dikkat çekti. Sigara ve benzeri tütün ürünlerinin bilhassa çocuklar ve gençler için cazip ve görünür olmasını kesinlikle istemediklerini vurgulayan Memişoğlu, yeni kanunla birlikte sigaranın günlük yaşam içerisindeki görünürlüğünün mümkün olan en alt seviyeye çekileceğini ifade etti. Bakanlığın bu adımdaki asıl stratejisi, sadece satış kısıtlamaları getirmek değil, aynı zamanda toplumun tütün ürünlerini kullanma arzusunu ve talebini sosyolojik olarak da kökünden azaltmak şeklinde özetlendi.
Geçmişten Bugüne Dumansız Hava Sahası Mücadelesi
Türkiye'nin tütünle mücadelesi aslında uzun ve kararlı bir geçmişe dayanıyor. Dumansız hava sahası oluşturma çabaları ilk olarak 1996 yılında yürürlüğe giren 4207 sayılı kanun ile yasal bir zemine kavuşmuştu. 2008 yılında hayata geçirilen çok daha kapsamlı ve radikal bir değişiklikle birlikte restoran, kafe, bar gibi tüm kapalı kamusal alanlarda sigara tüketimi tamamen yasaklanarak devasa bir adım atılmıştı. Takip eden yıllarda ise bu mücadele genişletilerek hususi araçların içerisinde sigara içme yasağı uygulamaya konulmuş, ardından sigara paketleri üzerinde tek tip modeline geçilerek markaların gösterişli logoları kaldırılmış ve caydırıcı sağlık uyarılarının boyutu büyük oranda artırılmıştı. Sağlık Bakanlığı, uzun bir süredir bir yandan yeni nesil tehlike olan elektronik sigaraların ülkeye kaçak yollarla girişine karşı gümrüklerde ve iç piyasada yoğun önlemler alırken, diğer yandan da tütün kullanım yaşını yukarı çekmek ve ürünlerin görünürlüğünü sıfıra indirmek için mevzuat çalışmalarını aralıksız sürdürüyordu. Yeni taslağın yasalaşmasıyla bu mücadelenin en keskin virajlarından birinin dönülmesi bekleniyor.


