ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 62’nci Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada transatlantik ilişkilerin geleceğine dair açıklamalarda bulundu. Başkan Donald Trump liderliğinde ABD'nin geçmiş hatalarla yüzleşerek bir 'yeniden inşa' sürecine girdiğini belirten Rubio, Washington'ın gururlu ve egemen bir gelecek vizyonuyla hareket ettiğini söyledi. Rubio, “Bu yenilenme görevini gerekirse tek başımıza üstlenmeye hazırız. Ancak tercihimiz ve umudumuz, bunu Avrupalı dostlarımızla omuz omuza gerçekleştirmektir. Çünkü ABD ve Avrupa birbirine aittir” ifadelerini kullandı.
Amerikan diplomasisinin zaman zaman ‘doğrudan ve aceleci’ görünebileceğini kabul eden Rubio, Trump'ın Avrupalı müttefiklerden ciddiyet ve karşılık beklediğini kaydetti. Rubio, “Zaman zaman yaşadığımız fikir ayrılıkları, sadece ekonomik veya askeri değil, kültürel ve manevi köklerle bağlı olduğumuz Avrupa'ya duyduğumuz derin kaygıdan kaynaklanıyor. Avrupa'nın güçlü kalması ve hayatta kalması gerektiğine inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Rubio, konuşmasında ABD ile Avrupa arasındaki tarihsel bağlara özel bir parantez açarak, iki kıtanın kader birliğine vurgu yaptı. ABD tarihinin Avrupa mirası üzerine kurulduğunu hatırlatan Rubio, “Biz Amerikalılar için evimiz Batı Yarım Küre'de olabilir ancak biz her zaman Avrupa'nın bir çocuğu olacağız” dedi.
İttifakın vizyonunun sadece askeri iş birliğiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Rubio, teknolojik rekabet, tedarik zinciri güvenliği, yapay zeka ve uzay araştırmaları gibi alanlarda da ortak hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
BM GAZZE VE UKRAYNA'DA ÇÖZÜM ÜRETEMEDİ
Konuşmasında uluslararası kurumların işleyişine de değinen Rubio, Birleşmiş Milletler'in (BM) potansiyeli olmasına rağmen kriz anlarında yetersiz kaldığını savundu. Gazze ve Ukrayna örneklerini veren Rubio, “BM, Gazze'deki savaşı sonlandıramadı; kırılgan da olsa o ateşkesi sağlayan Amerikan liderliği oldu. Aynı şekilde Ukrayna krizini de çözemediler. Bugün taraflar barış müzakereleri için masaya oturabildiyse, bu ABD'nin ve buradaki müttefiklerimizin liderliği sayesinde gerçekleşti” ifadelerini kullandı.
ABD'nin İran ve Venezuela kaynaklı tehditlere karşı attığı tek taraflı adımları savunan Rubio, “Mükemmel bir dünyada sorunlar diplomatlar ve kınama mesajlarıyla çözülürdü ama biz öyle bir dünyada yaşamıyoruz” dedi. Rubio, vatandaşlarını tehdit eden ve küresel istikrarı bozan aktörlerin, kendilerinin ihlal ettiği uluslararası hukukun arkasına saklanmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.
UKRAYNA VE ÇİN DEĞERLENDİRMESİ
Soru-cevap bölümünde Ukrayna'daki barış sürecine değinen Rubio, müzakerelerde en zorlu soruların henüz yanıtlanmadığını belirtti. Rusya'nın savaşı bitirme konusundaki ciddiyetinden emin olmadıklarını dile getiren Rubio, “Ruslar şartlarını söylüyor, biz de Ukrayna için kabul edilebilir olanı arıyoruz. Süreci test etmeye devam ediyoruz” diye konuştu.
Rubio, Çin ile ilişkilere dair bir soruya ise “Dünyanın en büyük iki ekonomisinin iletişim kurma sorumluluğu var” yanıtını vererek, Pekin ile uzun vadeli ve zorlu bir rekabet sürecinin devam edeceğine işaret etti.




