Ekonomik istikrarı güçlendirmek ve yurt dışındaki likiditeyi yerel finans sistemine dahil etmek amacıyla hayata geçirilen yasal düzenlemenin uygulama esasları resmiyet kazandı. Gelir İdaresi Başkanlığının Resmi Gazete'de yayımlanan tebliği uyarınca, gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını güvenli bir şekilde Türkiye'ye getirebilecek. Düzenlemeden yararlanmak isteyen vatandaşlar ve şirketler, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye'deki bankalara veya yetkili aracı kurumlara bildirimde bulunabilecek. Söz konusu işlemler hak sahiplerinin yanı sıra yetkilendirilmiş vekiller veya kanuni temsilciler aracılığıyla da yasal olarak yürütülebilecek. Yurt içinde bulunan ancak işletmelerin resmi kayıtlarında yer almayan varlıkların da sisteme dahil edilerek yasal güvence altına alınmasının önü açıldı.
Yüzde 5 Peşin Vergi Ve Taahhüt Edenlere İndirimli Tarife Uygulanacak
Sistemin işleyişine ve vergilendirme boyutuna ilişkin usuller de tebliğ ile net bir şekilde karara bağlandı. Bankalar ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen kaynaklar üzerinden yüzde beş oranında peşin vergi tahsilatı gerçekleştirecek. Toplanan bu vergiler, bildirimin yapıldığı ayı takip eden ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla devletin ilgili birimlerine beyan edilerek ödenecek. Varlıklarını Türkiye'ye getiren kişilerin bu kaynakları vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli bir süre tutmayı taahhüt etmeleri durumunda ise indirimli vergi oranlarından yararlanmaları sağlanacak. Yurt dışında yaşarken belirli şartları yerine getirerek Türkiye'ye kesin dönüş yapan kişilerin, dışarıda elde ettikleri kazanç ve iratları da tam 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak.
Nitelikli Personele Brüt Asgari Ücretin Beş Katına Kadar Muafiyet
Yayımlanan yeni tebliğler paketi, sadece varlık barışını içermekle kalmayıp aynı zamanda yatırım, üretim, ihracat ve yüksek katma değerli hizmet sektörlerini destekleyecek çok önemli vergi istisnalarını da beraberinde getirdi. Türkiye'nin küresel bir merkez haline gelmesini amaçlayan düzenleme kapsamında, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine vergi muafiyeti getirildi. Şartları taşıyan çalışanların brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kazançları gelir vergisinden istisna edilirken, İstanbul Finans Merkezi ve ilan edilen özel endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren şirketlerdeki çalışanlar için bu sınır brüt asgari ücretin tam beş katı olarak belirlendi. Teknogirişim şirketlerinde çalışan personele bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerinin vergilendirilme esasları ile bu payların elde tutulma sürelerine bağlı olarak uygulanacak muafiyetler de ayrıntılı şekilde kamuoyuna duyuruldu.
Üreticiye Yüzde 12,5 Kurumlar Vergisi Müjdesi
Üretim odaklı ekonomik modeli desteklemek amacıyla Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde de çok radikal teşviklere yer verildi. Sanayi sicil belgesine sahip olan üretici kurumlar ile zirai üretim faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin elde ettikleri kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak revize edildi. Transit ticaret faaliyetlerinden veya yurt dışındaki mal alım satımlarına aracılık edilmesinden kazanç sağlayan aracıların elde ettikleri gelirler ile nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışı faaliyetlerinden doğan kazançlarına yönelik vergi indirimlerinin sınırları çizildi. Serbest bölgelerde üretim yapan imalatçıların, ürettikleri malları bölge içine ya da diğer serbest bölgelere satmaları durumunda elde edecekleri kazançların da kurumlar vergisi istisnası kapsamında değerlendirileceği açıklandı.



