Cumhuriyet Halk Partisi’nde Kemal Kılıçdaroğlu’nun "mutlak butlan" kararı sonrası genel başkanlık görevine iadesi, muhalefet bloğunda taşları yerinden oynattı. Bu gelişmenin ardından gözlerini yeni bir siyasi oluşuma çeviren Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu kanadı, hazırlık süreçlerinde ideolojik bir duvarla karşılaştı. TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel’in aktardığı kulis bilgilerine göre; taraflar arasındaki en büyük anlaşmazlık, yeni kurulacak partinin siyasi yelpazedeki konumunun ne olacağı noktasında düğümleniyor.
ANAP Modeli Mi, Sosyal Demokrat Mirası Mı?
İkilinin vizyonları arasındaki fark, Türkiye siyasi tarihine göndermelerle şekilleniyor. Ekrem İmamoğlu'nun, 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 1980'lerin "ANAP modeli" gibi merkez sağ, liberal, muhafazakâr ve milliyetçi "4 eğilimi" tek çatı altında buluşturan kapsayıcı bir yapı önerdiği ifade ediliyor. Buna karşın Özgür Özel’in, partinin tarihsel sol ve sosyal demokrat mirasını merkeze koyan, ancak merkez siyasete esnek kapılar açan bir "sol" tanımlamasında ısrarcı olduğu kaydediliyor. Bu ideolojik farklılık, yeni yapının sadece bir isim değil, bir "karakter" sorunuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
İsim Arayışında Büyük Yürüyüş Detayı
Yeni oluşum için bir süredir devam eden isim arayışlarında İstiklal Partisi ve Büyük Yürüyüş Partisi öne çıkan başlıklar arasında. Ancak kulislerde konuşulan Büyük Yürüyüş ismi, akıllara Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2016’da başlattığı "En Marche!" (Yürüyüş) hareketini getiriyor. Macron'un bu hareketinin mimarı olan Jacques Attali’nin küresel siyaset ve İsrail destekçiliği konusundaki duruşu, muhalefet içindeki eleştirel seslerin de odak noktası haline gelmiş durumda.
Baskı mı, Kopuş mu?
Kulislerde iki ana görüş hakim:
-
Stratejik Baskı: Genel merkeze yakın kaynaklar, Özel ve ekibinin bu yeni parti isimlerini ve kopuş sinyallerini gerçek bir ayrılık için değil, Kılıçdaroğlu'nu kurultaya zorlamak ve tabanı konsolide etmek için bir "baskı yöntemi" olarak kullandığını savunuyor.
-
Kesin Kopuş: Diğer tarafta ise Özel ve ekibinin tüm yolları tükettiği ve tabana "başka çaremiz kalmadı" diyebilmek için formalite icabı CHP çatısı altında kaldığı, kopuşun artık kaçınılmaz olduğu görüşü savunuluyor.
Almanya'dan gelen dayanışma mektupları ve SPD heyeti ile yapılan görüşmeler ise bu sürecin uluslararası arenada da dikkatle takip edildiğini kanıtlıyor. CHP'nin geleceğini belirleyecek bu ideolojik ayrışmanın, önümüzdeki günlerde yapılacak hamlelerle netleşmesi bekleniyor.


