Burada konuşan Özel, "Anayasaya uyulması konusunda taleplerimiz çok net bir şekilde. Kurtulmuş'un AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasında artık normal vatandaş, milletvekili, seçilmiş Meclis Başkanı sorumluluğunun ötesinde tüm partilerin bir araya geldiği komisyon metninin, komisyonun başkanı ve metnin sahibi olarak bütün tariflerin ötesinde bir görevi var. O konuda biz öncelikle bu hafta toplam 13 partiyle çalışarak kendisine gideceğiz" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ile Sarıyer'de bulunan CHP Genel Başkanlığı İstanbul Çalışma Ofisi'nde görüştü. Saat 10.00 sıralarında başlayan görüşmeler 13.00 itibariyle sona erdi.
ARA SEÇİM YAPILMASI DA ANAYASAL BİR ZORUNLULUK
Görüşmelerin ardından açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Anayasa eğer Türkiye’de varsa ve yürürlükteyse gereğinin yapılması gereken hususlar. Can Atalay’ın bir an önce Meclis kütüğüne kaydedilip gelip göreve başlaması da anayasal bir zorunluluk. Bu konuda Anayasa Mahkemesi’nin kapı gibi iki kararı var. Ara seçim yapılması da anayasal bir zorunluluk. Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir. Zaten onun işi değil ki. Ara seçim yapmak yasamanın işi. Ara seçim yapmak Meclis’in işi. ‘Gündemimizde ara seçim yok’ demek, yürütmenin yasamaya müdahalesidir. En basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır ve bu da anayasayı çiğnemektir. Sen kim oluyorsun da Meclis’in yetkisi olan bir iş için ‘Gündemimizde yok’ diyorsun. Anayasa açık açık yazmış. Bu da çok net ortadadır" dedi.
TAKSİM’DE 1 MAYIS’IN ÖZGÜRCE KUTLANMASI İÇİN ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KARARLARI VAR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "1 Mayıs’ın Taksim’de özgürce kutlanması için Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. Bu yasağın hak ihlali olduğuna yönelik olarak kararları var. O yüzden aslında saflar çok net. Anayasaya sahip çıkmadan toplum düzenine sahip çıkamazsınız ve sandığa sahip çıkamazsınız. Erdoğan’ın bugün 'Ara seçim yapmayacağız' dediği 78’inci maddeye ‘peki’ derse Türkiye, bir üst maddede de '5 yılda bir Cumhurbaşkanı seçilir’ diyor. ‘Onu da yapmayacağım. Devam edeceğim’ mi diyecek? Böyle bir şey mümkün olmadığına göre o ara seçim sandığı bir an önce gelecek, seçimler gerçekleşecek" ifadelerini kullandı.
BİZ 'ARA SEÇİM NET' DİYORUZ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz 'ara seçim net' diyoruz, ‘Yok onlar istifa’. İlk 30 aydaki yüzde 5 boşalmayı, şimdi öyle bir ihtiyaç yokken sanki varmış gibi konuşup gündem bulandırmaya çalıştılar. Artık çok net durum. Bu konuda hiç şüphe yok. Sadece seçimler dört yıla indiği dönemde bir fiili imkansızlık vardı. Bu madde değişmediği için. Bir an önce bu kararın alınması gerekiyor. Ben Numan Kurtulmuş’u gelecek hafta ziyaret edeceğim. Bütün taleplerimiz çok net bir şekilde anayasaya uyulması noktasında" diye konuştu.
13 PARTİYLE ÇALIŞIP SAYIN KURTULMUŞ’A GİDECEĞİZ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Esas olarak da Numan Kurtulmuş’un bu dönemde biraz önce söylenen, Genel Başkan’ın ifade ettiği konuyu da kapsayan ve kendisini fevkalade bağlayan bir sorumluluğu var. AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasında artık normal vatandaş, milletvekili, seçilmiş Meclis Başkanı sorumluluğunun ötesinde tüm partilerin bir araya geldiği komisyon metninin, komisyonun başkanı ve metnin sahibi olarak bütün tariflerin ötesinde bir görevi var Kurtulmuş’un. O konuda biz öncelikle bu hafta toplam 13 partiyle çalışarak kendisine gideceğiz" şeklinde konuştu.
NUMAN BEY’İN NET TUTUM SERGİLEMESİ GEREKİYOR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Artık Meclis Başkanı’nın görevleri içinde partiler arasındaki görüşmeleri, uyumu sağlamak, belli konularda üzerine düşen görevleri yapmak ve daha fazlası bu attığı imzanın gereğini yapma konusunda Numan Bey’in izleyici, hak veren, nazik tutumunun ötesinde sorumluluk alan, gereğini yapan, net tutum sergilemesi gerekiyor. Aksi durum, biraz önce Başkanın dediği gibi kendi milletvekiline sahip çıkamayan, imzasına sahip çıkamayan, üzerine yemin ettiği Anayasa’ya uymayan, uymayanlara da herhangi bir tutum alamayan bir yere getirir. Biz Kurtulmuş'un bu pozisyonda kalmasını asla arzu etmeyiz. Bu konuda zaten tarih önünde sorumluluk olduğu gibi, millet önünde de hepimizin görevlerinin sorumluluğu var. Bir siyasi etik yasası var. Tüm siyasetteki genel başkanların, Cumhurbaşkanının, bakanların ve yerel yöneticilerin hesap vermesi, mal varlıklarını açıklaması ve nasıl edindikleri konusunda toplumun tatmin olması noktasındaki çalışmamız var. O konuda da geçtiğimiz yıllarda da kendileri parti olarak net bir tutum takınmışlardı. Siyasi etik yasasında da bu konunun gündemleşmesi ve arkasında hep birlikte durmamız konusunda mutabakatımız oldu" dedi.
OTOKRATLARA KARŞI İTTİFAKIN HER ZEMİNDE ARANMASI LAZIM
Özel, "Seçim ittifakı konusu şimdi konuşulması çok erken bir mevzu. Ama otomatik olarak şöyle bir şey var. Tüm dünya, otokratlara karşı demokratların ittifakının zorunlu kılındığı bir siyasi atmosfer içinde. Bu belki üçüncü dünya savaşının çıkmaması için bile gerekli olan bir şey. O yüzden otokratlara, kural, kanun tanımazlara dünya düzenini yıkıp yerine kendi düzenini kurmak isteyenlere karşı bir ittifakın her zeminde aranması lazım. Biz de seçim yaklaştıkça bu zeminleri mutlaka arayacağız. Çünkü ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz’ bir meydan sloganından çok içinde bulunduğumuz durumun mottosudur" ifadelerini kullandı.
NATO ZİRVESİNE KADAR OLAN BİR MÜCADELE TAKVİMİ OLUŞTURMUŞ DURUMDAYIZ
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, "Biz Türkiye İşçi Partisi olarak, Türkiye'de Ankara'da toplanacak olan NATO zirvesine kadar olan bir mücadele takvimi oluşturmuş durumdayız. Bunun ayrıntılarını Genel Başkan ve heyetiyle paylaşma şansı bulduk. Ama en önemlisi herhalde Türkiye'deki anayasasızlaştırma. İktidarın anayasayı tanımayan yaklaşımına ilişkin ortak bir mücadele hattının en geniş biçimde oluşturulması gerektiğine ilişkin karşılıklı görüşlerimizi paylaşma imkânı bulduk. 1 Mayıs'ta Taksim'in kutlanmasının bu iktidar tarafından sadece ağızdan çıkan iki dudak arasından çıkan bir cümleyle yasaklanıyor olması. Biz buna karşı da birlikte, tüm sendikaların, siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin bu anayasasızlaştırma sürecinin emekçiler cephesindeki yansıması olarak bir karşı duruş örgütlenmesi gerektiği konusundaki görüşlerimizi, değerlendirmelerimizi, önerilerimizi paylaştık" dedi.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI NE YAPILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, "Numan Kurtulmuş'a bir çağrı yapmak lazım. Numan Kurtulmuş ya kendi döneminde bir milletvekilini cezaevinde yatırmış bir Meclis Başkanı olarak tarihe geçecektir. Ya da Anayasa Mahkemesi'nin kendisine gönderdiği yazının gereğini yapma yükümlülüğüyle karşı karşıyadır. Ara seçim konuşuluyor, anayasadaki açık hükme rağmen gidilecek mi gidilmeyecek mi diye tartışma yapılıyor. Böyle bir tartışma yok, anayasa açık! Anayasa Mahkemesi kararları ve anayasa bunun ne yapılması gerektiğini söylüyor. Yetmiyormuş gibi Meclis'te oluşturulmuş komisyonun altından imzası olan raporunda 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalıdır' diyor. Bu kararın uygulanması için yapılacak çok basit bir işlem var. Anayasa Mahkemesi'nin Meclis'e gönderdiği Can Atalay kararının Numan Kurtulmuş'un Genel Sekreterlik'le üst yazı ile iletmesi ve Can Atalay kaydının yapılması" diye konuştu.
CHP BELEDİYELERİNE YÖNELİK GÖZALTILAR İÇİN DAYANIŞMAMIZI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan , "Hem Türkiye'nin içinde bulunduğu koşulları, gündemi konuşma fırsatımız oldu hem de 19 Mart'ta başlayan CHP belediyelerine yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve yargılamalar karşısında bir kez daha seçme ve seçilme hakkı için, halkın demokratik hak ve özgürlükleri için bu operasyonların durdurulması, yargılananların serbest bırakılması konusunda dayanışmamızı göstermek için buradayız. 40 gündür ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ediyor. Dün gece saat 02:00'de bir ateşkes ilan edildi. İran halkıyla, İran işçi ve emekçileriyle, İran yoksullarıyla dayanışmayı büyütmemiz gerekiyor" dedi.

BİR AN ÖNCE BU SİYASİ OPERASYONLARA SON VERİLMELİDİR
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, "Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından sonra yeniden Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük operasyonlar başladı. Bunların siyasi olduğunu biliyoruz. Bunların saray yargısının eliyle yapıldığını biliyoruz. Bir an önce bu siyasi operasyonlara son verilmelidir. Cezaevlerindeki belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, salıverilmesi, seçildikleri makamlara geri dönmesi, kayyumların son bulması talebimizi yükselteceğiz. Türkiye'nin demokratikleşmesi, hak ve özgürlüklerin genişlemesi konusundaki mücadelelerimizi devam ettireceğiz. Türkiye’de yaşayan milyonlar perişan. Ülkenin yarısı 45 milyona yakın vatandaşımız borçlu durumda. Bu yüzden bu ekonomik politikalara, antidemokratik uygulamalara karşı, sarayın yargısına karşı birleşmek ve ortak mücadele etmek zorundayız" ifadelerini kullandı.


