Cumhuriyet Halk Partisi'nde "mutlak butlan" kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden Genel Başkanlık koltuğuna dönmesinin ardından başlayan liderlik ve tüzük savaşı, Türk siyasi tarihinde eşine az rastlanır bir hukuk krizine doğru sürükleniyor. Değişim yanlısı Özgür Özel cephesinin olağanüstü seçimli kurultay için topladığı noter onaylı imzaların ardından, genel merkez yönetiminin hamle yapması için tanınan 10 günlük yasal takvimde artık son dönemece girildi.

Delege İradesi Siyasi Keyfiyete Bırakılamaz

CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, parti içi demokrasi ve tüzük hükümlerine ilişkin çok sert bir açıklama yaptı. Kurultay delegelerinin noter onaylı iradesinin hiçbir siyasi mülahaza ile yok sayılamayacağını belirten Çiftci, şu ifadeleri kullandı:

“Tüzüğümüz son derece nettir; olağanüstü kurultay toplamak için üç yöntem bulunur ve bunlardan biri de kurultay üye tam sayısının beşte birinin noter onaylı imzasıyla başvuru yapmasıdır. Seçim gündeminin eklenmesi için aranan salt çoğunluk da dahil olmak üzere tüm hukuki koşullar tarafımızca eksiksiz olarak sağlanmıştır. Delege iradesi ortadadır. Bu aşamadan sonra Kılıçdaroğlu yönetiminin yapması gereken tek şey, imzaları resmi olarak işleme alıp takvimi başlatmaktır.”

Geri Sayım Başladı: Genel Merkezin Son 4 Günü

Parti kulislerinden sızan ve hukuki takvimi netleştiren bilgilere göre; Özgür Özel destekçisi delegelerin topladığı noter onaylı kurultay talep dilekçeleri, 17 Haziran tarihinde CHP Genel Merkezi'ne resmi olarak teslim edildi. Tüzük gereği bu teslimatın ardından Kılıçdaroğlu yönetimine tanınan 10 günlük yasal inceleme ve ilan süresinde kritik viraja girildi. Yönetimin kurultay kararı alması veya imzaları reddetmesi için önünde sadece 4 günü kaldı.

Yer Alti Sığınaklarından 572 Milyon Dolarlık 2.7 Ton Kokain Çıktı
Yer Alti Sığınaklarından 572 Milyon Dolarlık 2.7 Ton Kokain Çıktı
İçeriği Görüntüle

Adım Atılmazsa Partiyi Mahkeme Kararıyla Kurultaya Götüreceğiz

Mevcut genel merkez yönetimini "mutlak butlan yönetimi" olarak tanımlayan Gül Çiftci, delegelerin imza iradesinin görmezden gelinmesi ya da sürenin zamana yayılarak eritilmesi durumunda izleyecekleri radikal hukuki yol haritasını ilk kez ilan etti.

Tüzüğün açıkça çiğnenmesi halinde doğrudan Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuracaklarını açıklayan Çiftci, "Mahkeme kanalıyla delege iradesinin engellendiğini ve tüzüğün uygulanmadığını resmi olarak tespit ettireceğiz. O dakikadan sonra mahkemenin CHP'yi olağanüstü kurultaya götürmesi yönünde karar vermesi hukuki bir zorunluluk halini alacaktır" diyerek gerekirse partiye mahkeme eliyle kayyum benzeri bir çağrı heyeti atanmasının önünü açacaklarının sinyalini verdi.