Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen The Economist "Çalkantı Çağında İlerleme" panelinde, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu jeopolitik ve ekonomik risklere dair kritik açıklamalarda bulundu. Orta Doğu'daki gerilimin tetiklediği enerji piyasalarındaki istikrarsızlığa dikkat çeken Metsola, "Çok zor bir yaz ve sonbahara, hatta öngörülemez bir 2027 yılına doğru ilerliyoruz" uyarısında bulundu.
Güvenlik Ve Rekabet Gücü Bir Arada
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile birlikte AB gündemini değerlendiren Metsola, Avrupa’nın artık "güvenlik" eksenli bir politika izlemek zorunda olduğunu vurguladı. Özellikle yapay zeka, patent üretimi ve üretim standartları gibi alanlarda Avrupa’nın gelişmiş olduğunu ancak bu gücün sahada ekonomik bir kuvvete dönüşmesi gerektiğini belirten Metsola, şu ifadeleri kullandı:
"Eğer üretim yapamazsak, gurur duyduğumuz üretim standartları amacına uygun olmayacak. Avrupa, güç dilini konuşmak istiyorsa bir ekonomik güç olarak kabul edilmeli ve görülmelidir."
Enerji Piyasalarında Belirsizlik
Orta Doğu'daki çatışmaların enerji altyapısına yönelik tehdit oluşturması ve bunun petrol/doğal gaz fiyatlarına yansıması Avrupa ekonomisi için temel bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Metsola, Avrupa'nın enerji çeşitlendirmesi ve depolama gibi konularda doğru adımlar attığını ancak küresel piyasalardaki şoklara karşı tamamen "bağışıklık" kazanmadığını hatırlattı. Analistler, Orta Doğu'daki gerilimin devam etmesi durumunda fiyat oynaklığının 2027 yılına kadar Avrupa'nın enflasyonist baskılarını canlı tutabileceğini öngörüyor.
Miçotakis: Ankara Zirvesi Başarılıydı
Panelin diğer önemli ismi Yunanistan Başbakanı Miçotakis ise kısa süre önce Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne dair değerlendirmelerde bulundu. Zirveyi "başarılı" olarak nitelendiren Miçotakis, Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini artırması ve bu alana daha fazla yatırım yapması gerektiği konusundaki ortak vizyonun altını çizdi.
Metsola ve Miçotakis, yeni teknoloji ve inovasyon yatırımlarının, Avrupa’nın rekabetçiliğini korumak için tek çıkış yolu olduğu noktasında görüş birliğine vardı.




