Yapay zeka teknolojilerinin baş döndürücü bir hızla ilerlemesi, küresel ekonomiyi yeniden şekillendirirken toplumsal ve çevresel endişeleri de beraberinde getiriyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri genelinde kamu kaynaklarının milyarlarca dolarlık yapay zeka projelerine aktarılması, devasa veri merkezlerinin tükettiği yüksek enerji ve su miktarları ile otomasyonun iş gücü üzerindeki olumsuz etkileri, teknoloji şirketlerine yönelik toplumsal tepkileri giderek büyütüyor. Rüzgarın teknoloji devlerinin aleyhine dönmeye başladığı bu kritik süreçte, sektörün öncü oyuncusu OpenAI cephesinden ezber bozan, son derece dikkat çekici bir hamle geldi. Şirketin Üst Yöneticisi Sam Altman, yapay zeka şirketlerinin elde edeceği devasa kazançların doğrudan kamuya aktarılmasını içeren ve iş dünyasında şok etkisi yaratan radikal bir öneriyi dünya gündemine taşıdı.

Arda Turan Takımıyla Bursa'ya Geliyor
Arda Turan Takımıyla Bursa'ya Geliyor
İçeriği Görüntüle

OpenAI Şirket Hisselerinin Yüzde Beşini Devlete Devretmek İstiyor

Ekonomi dünyasının saygın yayın organlarından Financial Times tarafından paylaşılan çarpıcı bilgilere göre OpenAI yönetimi, şirket hisselerinin yüzde beşlik kısmını resmi olarak Amerikan hükümetine devretme fikri üzerinde duruyor. Üst Yönetici Sam Altman’ın bu iddialı önerideki temel çıkış noktası, yapay zeka teknolojilerinin yakın gelecekte yaratacağı muazzam ekonomik değerin sadece belirli bir azınlığın elinde toplanmasını engellemek ve bu gücü toplumla doğrudan paylaşmak. Altman, bu kazançların halka aktarılabilmesi için devletin ya da kamu adına hareket edecek büyük bir fonun yapay zeka şirketleri üzerinde doğrudan finansal pay sahibi olması gerektiği görüşünü savunuyor. Böylece, dijital devrimden doğacak büyük maddi getirilerin yalnızca Silikon Vadisi yatırımcılarına ve teknoloji baronlarına kalmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Teklif Sadece OpenAI İle Sınırlı Kalmayacak

Gündeme bomba gibi düşen bu plan, sadece OpenAI şirketinin kendi hisselerini kapsayan yerel bir adım olmakla kalmıyor. Haberin detaylarına göre Sam Altman ve ekibi, Amerika Birleşik Devletleri merkezli diğer tüm lider yapay zeka üreticilerinin de aynı sorumluluğu üstlenmesini arzuluyor. Hazırlanan bu kapsamlı strateji doğrultusunda, Anthropic, Google veya Meta gibi küresel teknoloji devlerinin de kendi hisselerinin yüzde beşini kamu adına oluşturulacak merkezi bir yatırım fonuna devretmesi zorunluluğu masaya gelebilir. Ancak trilyon dolarlık piyasa değerlerine sahip olan bu dev şirketlerin, böylesine büyük bir hisse ve kazanç paylaşımına nasıl yaklaşacağı henüz büyük bir belirsizlik koruyor. Teknoloji dünyasının bu ölçekteki bir kamusallaştırma adımına göstereceği reaksiyon, projenin hayata geçebilmesi adına en kritik eşik olarak görülüyor.

Vatandaşlara Doğrudan Temettü Dağıtacak Alaska Modeli Tartışılıyor

Söz konusu devasa hisselerin doğrudan Amerikan hükümetinin bünyesine katılması yerine, işleyişi ve başarısı kanıtlanmış olan ünlü Alaska Permanent Fund benzeri bir kamu yatırım fonuna aktarılması fikri ciddi şekilde değerlendiriliyor. Alaska eyaletinin zengin petrol gelirlerini farklı küresel finans enstrümanlarında işleterek büyüten ve elde edilen karın belirli bir kısmını her yıl düzenli olarak eyalette yaşayan vatandaşlara temettü olarak dağıtan bu sistem, yapay zeka kazançları için de mükemmel bir model teşkil edebilir. OpenAI tarafından sunulan öneri tam olarak bu mantıkla tasarlandı. Sistemin devreye girmesiyle birlikte, yapay zekanın endüstride oluşturacağı katma değerin önemli bir bölümü, kurulacak bu fon vasıtasıyla doğrudan vatandaşların banka hesaplarına birer sosyal refah payı olarak geri dönecek.

Finans Piyasalarına Giremeyen Vatandaşlar Da Pay Sahibi Olacak

Aslında bu yaklaşım, yapay zeka geliştiricileri tarafından ilk kez dillendirilen bir ütopya değil. OpenAI, geçtiğimiz nisan ayında yayımladığı geniş kapsamlı bir politika belgesinde, kurulacak bir kamu varlık fonunun, finans piyasalarında aktif olarak yatırım yapma imkanı bulunmayan dar ve orta gelirli vatandaşların da yapay zeka kaynaklı ekonomik büyümeden adil bir pay almasını sağlayabileceğini açıkça savunmuştu. Benzer şekilde, sektörün bir diğer güçlü aktörü Anthropic de geçmiş dönemlerde yayımladığı stratejik belgelerde, gelecekte yapay zekanın üreteceği muazzam servetin toplumun daha geniş kesimlerine eşit şekilde dağıtılabilmesi adına egemen varlık fonlarının mutlaka devreye sokulması gerektiği fikrini ortaya koymuştu.

Kamu Yararı Maskesi Altında Stratejik Bir Koruma Kalkanı Mı

OpenAI yönetimi bu radikal adımı tamamen kamu yararı ve toplumsal adalet kavramları üzerinden dünyaya servis etse de, madalyonun diğer yüzündeki stratejik hamleyi görmek de pek zor değil. OpenAI ve Anthropic gibi devasa yapılar, doğrudan ya da dolaylı olarak kamu fonlarından yararlanıp devlet destekli altyapılarla çok hızlı bir şekilde büyürken, bu kontrolsüz büyümenin topluma nasıl bir fayda sağlayacağı sorusu senatörler ve sivil toplum kuruluşları tarafından çok daha yüksek sesle sorulmaya başlandı. Sektör temsilcilerinin, kendi istekleriyle kazançlarının bir kısmını devlete ve halka açmayı teklif etmesi, gelecekte kapılarını çalabilecek çok daha sert yasal düzenlemelere, tröst karşıtı davalara ve ağır vergilendirmelere karşı şimdiden güçlü bir koruma kalkanı oluşturma çabası olarak da yorumlanıyor.